27 01 2013

ÜLKELER ARASI KÖPRÜLER

ÜLKELER ARASI KÖPRÜLER

I. Dünya Savaşı (1914–1918)
I. Dünya Savaşı'nın nedenlerini 19. yüzyıl ile20. yüzyıl başlarındaki olaylarda aramak daha doğru olur.

Savaşın Nedenleri:
A.   Genel Nedenler:
-1789 Fransız İhtilali'nin Etkisi
Fransız ihtilali sonucunda yayılan milliyetçilik düşüncesinin etkisiyle her milletin kendi devletini kurmak istemesi, Avrupa'nın siyasi ve sosyal yapı- sında büyük değişiklikler meydana getirmişir.
-Fransız ihtilali, imparatorlukları çok etkilemiştir.
-İtalya ve Almanya'nın siyasi birliğini kurması da bu düşüncenin sonucunda gerçekleşmiştir.
-Pazar ve Ham Madde Arayışı
-Coğrafi keşiflerle başlayan sömürgecilik sanayi inkılâbı ile hız kazanmıştır.
-Devletler arasında pazar ve ham madde arayışından dolayı bloklaşmalar başlamıştır. Devletler silahlanma yarışına girmiştir.
-Devletlerin Bloklara Ayrılışı ve
-Silahlanma Yarışı
-İngiltere ve Almanya arasındaki ekonomik rekabet, Avrupa'daki ekonomik faktörler, milli çatışmalar, askeri anlaşmalar, büyük devletlerin bazı devletleri yanlarına almalarına ve ittifak ve itilaf olarak iki gruba ayrılmasına neden olmuştur.

İttifak Devletleri arasında bulunan İtalya Dünya Savaşı'nın ikinci yılında saf değiştirmiştir.
B.   Özel Nedenler:
İngiltere 
Siyasi birliğini geç tamamlayan Almanya'nın siyasi nüfuzunu artırmasından rahatsız olmuştur.
Bu nedenle Almanya'ya karşı yapılan her ittifakı desteklemiştir.


Almanya
Sömürgecilik yarışına geç katılmıştır. İngiltere'ye karşı rekabete girmiştir.

İtalya
Almanya gibi siyasi birliğini geç kurmuştur. Sömürgecilik yarışında geri kalmıştır.

Avusturya-Macaristan
Rusya'nın Balkanlardaki Slavları birleştirmek istemesinden rahatsız olmuştur. Balkanları elinde tutmaya çalışmıştır.

Fransa
Almanya'ya kaptırdığı Alsas Loren Bölgesi'ni geri almak istemiştir.

Rusya
Panislavizm politikası izleyerek Balkanlardaki etkinliğini artırmak ve sıcak denizlere inmek istemiştir. Bütün bu nedenler sonucunda I. Dünya Savaşı öncesinde devletler ittifak ve itilaf devletleri olmak üzere iki gruba ayrılmıştır.

Savaşın Başlaması
28 Haziran 1914'te Saraybosna'yı ziyaret eden Avusturya-Macaristan veliahtı, bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürüldü. Bu olay, savaşı başlatan bir bahane oldu. Avusturya-Macaristan imparatorluğu Sırbistan’a savaş ilan etti. Böylece I. Dünya Savaşı başladı.
-Avusturya'nın Sırbistan'a savaş açması üstüne Almanya, Avusturya-Macaristan'ın; Rusyada Sırbistan'ın yanında yer aldı.
-Böylece İttifak ve itilaf Devletleri arasında dört yıl sürecek savaş başladı.
 
Osmanlı Devleti'nin Savaşa Girme Sebepleri:
■Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları geri almak istemesi,
■Trablusgarp ve Balkan savaşlarında kaybettiği toprakları geri alma düşüncesi,
■İngiliz, Fransız ve Rus sömürgesi altında yaşayan Müslüman milletlerin bağımsızlıklarına kavuşmak istemesi,
■Siyasi yalnızlıktan kurtulmak istemesi,
■İngiltere, Fransa ve Rusya'nın Osmanlılara karşı düşmanca politikalar izlemesidir.

Osmanlı Devleti'nin Savaşa Girişi
I. Dünya Savaşı sırasında yönetimi elinde bu lunduran İttihat ve Terakki Partisi'nin yöneticileri savaşın Almanya'nın kazanacağına inanıyordu. Bu nedenle Osmanlı Devleti, Almanya ile ittifak kurmak istemiştir.
■ 2 Ağustos 1914'te Almanya ile Osmanlı Devleti arasında gizli bir antlaşma yapılmıştır.
■Almanya, Osmanlı Devleti'nin bir an önce savaşa girmesinin yollarını aramaya başladı. Bu sırada İngiliz savaş gemilerinden kaçan Goben ve Breslaw adlı iki Alman gemisi zorla Karadeniz'e çıkınca Osmanlı Devleti, İngilizlerin saldırısını ön-lemek için bu iki gemiyi satın aldığını açıkladı. Gemilerin isimleri Yavuz ve Midilli olarak değiştirildi. Türk bayrağı çekildi. Bu gemiler bir süre sonra Rusya'nın Karadeniz'deki limanlarını bombaladı. Bunun üzerine önce Rusya, daha sonra itilaf devletleri Osmanlı Devleti'ne savaş açmıştı. Böylece Osmanlı Devleti fiilen savaşa girmiş oldu.

Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesiyle;
1.   Yeni cepheler açılmıştır.
2.   Savaş geniş bir alana yayılmıştır.
3.   Savaşın süresi uzamıştır.
4.   İtilaf Devletlerinin Rusya'ya yardım göndermesi engellenmiştir.
5.   Almanya büyük ölçüde rahatlamıştır.

OSMANLI DEVLETİ'NİN SAVAŞTIĞI CEPHELER
 
Çanakkale Geçilmez (18 Mart 1915) Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesiyle birlikte İngiltere ve Fransa bütün dikkatlerini boğazlara yöneltti.

İtilaf Devletlerinin Çanakkale Cephesi'ni Açma Nedenleri:
■İstanbul ve Boğazları alarak, Osmanlı Devleti'ni savaş dışı bırakmak
■Savaşı kısa sürede sona erdirmek
■Müttefikleri olan Rusya'ya askeri yardımı göndermek.
■Balkan Devletlerini kendi grubunda savaşa çekmek
■Almanya ile Osmanlı Devleti arasındaki bağlantıyı kesmektir.
İtilaf Devletleri amaçlarına ulaşabilmek için ingiliz ve Fransız gemilerinden oluşan, dönemin en büyük donanmasını oluşturdular. İtilaf devletleri donanmasının 18 Mart 1915'te Çanakkale önlerine gelerek Kumkale ve Seddül Bahir tabyalarını topa tutmasıyla Çanakkale Savaşı başlamış oldu.
Türk bataryalarından açılan karşı ateş ve Nusret mayın gemisinin boğaza döşediği mayınlar sayesince müttefik donanmasına büyük kayıplar verdirildi.
Boğazların denizden geçilemeyeceğini anlayan İtilaf devletleri, bu kez karadan İstanbul'a ulaşmayı denediler. Böylece kara savaşları başlamış oldu.
Kara savaşlarının yapıldığı Gelibolu, Conkbayırı ve Anafartalar'da I. Dünya Savaşı'nın en kanlı sahneleri yaşanmıştır. ingiliz Başbakanı Churchill'in "Kaderin Adamı" dediği Mustafa Kemal askerlerine "Size ben taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar gelebilir."diyerek alayı ileri sürmüş, böylece Anafartalar ve Conkbayırı'nda düşman ilerleyişi durdurulmuştur.
Yapılan savaşlar sonunda düşman kuvvetleri 8-9 Ocak 1916 tarihinde Çanakkale'yi tamamen boşalttılar.

Çanakkale Savaşı'nın Sonuçları:
■I. Dünya Savaşı'nın en kanlı cephesi olup 500 binden fazla insan ölmüştür.
■Rusya'ya yardım gönderilmesi engellenmiştir. Yardım alamayan Rusya'da ihtilal çıkmıştır.
■Milli birlik ve beraberlikle büyük güçlerin bile yenilebileceği anlaşılmıştır.
■Bulgaristan, ittifak Devletleri'nin yanında savaşa katılmıştır.
■İtilaf Devletleri savaş sonrasında aralarında gizli antlaşmalar imzalamaya başlamıştır.

BARIŞ NASIL KORUNACAK?
 
Savaşın yenilgiyle sonuçlanacağının anlaşıLması, müttefiklerinin savaştan çekilmeye başlaması üzerine 30 Ekim 1918'de itilaf Devletleriyle Osmanlı Devleti arasında Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı.

Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918)
Mondros Ateşkes Antlaşması Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda imzalanmıştır, itilâf Devletleri adına ingiliz Amirali Caltrop ile Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay) tarafından imzalanmıştır.
Mondros Ateşkes Antlaşması'yla:
■Çanakkale ve İstanbul boğazları açılacak, buralardaki istihkâmlar itilaf Devletleri tarafındanişgal edilecektir.
■itilaf Devletlerinin ve Ermenilerin esirleri serbest bırakılacaktır.
■Güvenlik için az sayıda asker bırakılacak, Osmanlı ordusu terhis edilecek; silah, cephane ve orduya malzemeler itilaf Devletlerinin kontrolüne bırakılacaktır.
■Osmanlı donanması İtilaf Devletlerinin kontrolündeki limanlarda demirli bulunacaktır.
■Toros tünelleri İtilaf Devletlerine bırakılacaktır.
■ Bütün haberleşme ve ulaşım araç gereçleri İtilaf Devletlerinin kontrolüne bırakılacaktır.
■İtilaf Devletleri kendi güvenliklerini tehdit eden bir durum ortaya çıkarsa, istedikleri bölgeyi işgal edebilecektir (Madde 7)
■ Anadolu dışındaki kuvvetler en yakın İtilaf Devletleri birliğine teslim edilecektir.
■Bütün yeraltı ve yer üstü zenginliklerinin kontrolü itilaf Devletlerine bırakılacaktır.
■Doğuda altı ilde (Van, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Elazığ, Sivas) karışıklık çıkarsa oralar da işgal edilecektir (Madde 24) Mondros Ateşkes 

Anlaşması’nın Sonuçları:
1.Osmanlı Devleti fiilen sona ermiştir.
2.Antlaşmanın en ağır maddesi 7. maddedir. Çünkü bu madde Osmanlı Devleti'nin tamamen işgaline elverişli bir ortam hazırlamıştır.
3.Mondros Ateşkes Antlaşması'yla Ermeniler korunmuş ve doğuda Ermeni Devleti'nin kurulması için zemin hazırlanmıştır (Madde 24)

WİLSON İLKELERİ
ABD Başkanı VVilson, I. Dünya Savaşı sırasında devletlerle yapılacak barış görüşmelerinin adil ve haksızlığa yol açmayacak ilkelere dayalı olacağına dair bir bildiri yayınladı. Bu ilkeler hem İttifak hem de İtilaf Devletleri tarafından olumlu karşılandı. Çünkü İngiltere, ABD'nin desteğini devam ettirmek istiyordu. Almanya ise az kayıpla savaştan çekilmek istiyordu.

Başlıca VVilson İlkeleri:
■Savaş sonunda yenen devletler yenilen devletlerden toprak ve savaş tazminatı almayacak.
■Devletler arasındaki anlaşmazlıkları gidermek amacıyla Cemiyet-i Akvam (Milletler Cemiyeti) kurulacak.
■Barış görüşmeleri açık olacak, gizli görüşmeler yapılmayacaktı.

PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 Ocak 1919)
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, İtilaf Devletleri, yenilen devletlerin durumunu görüşmek, onlarla imzalayacakları barış antlaşmalarının şartlarını hazırlamak ve kendi aralarındaki anlaşmazlıkları çözmek için Paris'te bir konferans düzenle-diler.
Konferansta, görüşmelerden sonra barış şartları belirlenmiş ve yenilen devletlerle şu barış antlaşmaları yapılmıştır.

Almanya -Versay Antlaşması
Avusturya- Saint German Antlaşması
Bulgaristan- Nöyyi Antlaşması
Macaristan-Triyanon Antlaşması
Osmanlı Devleti - Sevr Antlaşması

Milletler Cemiyeti 
■Uluslararası iş birliğini geliştirmek ve uluslararası barışı ve güvenliği sağlamak amacıyla kurulmuştur.
■insanların savaş yerine barış içinde yaşamlarını sürdürmeleri için adil davranan ve adaleti uygulayan bir kurum olarak kurulmuştur.
■Uluslararasında yapılan antlaşmalarda eşitlik ilkesinin uygulanmasını sağlamak için kurulmuştur.
■Uluslararası hukuk ilkelerine uymaya karar vermiştir.
■Dünya milletlerine 20 yıl hizmet veren bu kuruluş II. Dünya Savaşı'nın çıkmasına engel olamamıştır. Savaştan sonra 18 Nisan 1946'da Cenevre'de toplanan konferans, cemiyetin dağılmasına karar vermiştir.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)
Birleşmiş Milletlerin kuruluş çalışmaları II. Dünya Savaşı sırasında başlamıştır. Teşkilat II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra 24 Ekim1945'te kurulmuştur.
Birleşmiş Milletlerin Amacı:
■Dünyada barış ve güvenliği sağlamak
■Uluslararası ekonomik, toplumsal, kültürel ve insani sorunların çözümünde iş birliği yapmak
■Silahlanmanın denetimini ve silahsızlanmayı sağlamak
■Devletlerarası iş birliğini gerçekleştirmek
■insan haklarını korumak ve bu konuda milletlerarası ayrım gözetmemektedir
BM Güvenlik Konseyi'nde veto hakkına sahip 5 daimi üye vardır. Bunlar; Amerika Birleşik
Devletleri, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin Halk
Cumhuriyeti'dir

0
0
0
Yorum Yaz