20 01 2013

6.sınıf 3. ÜNİTE İPEKYOLU’NDA TÜRKLER

    3. ÜNİTE       İPEKYOLU’NDA TÜRKLER DOĞU İLE BATI ARASINDAKİ KÖPRÜ İpek dokumacılığı 4600 yıl önce Çin’de başladı. Avrupa ipek ve baharat ile tanışınca ipek yolu ortaya çıktı.                     İPEKYOLUàÇin  àÖzbekistan  àKaşgar-Karakurum Dağları àİran  àAnadolu àAvrupa İpek yolu; àÇ in’deki Şian’dan başlayan yol Avrupa’ya ulaşır. àTicaret kervanlarla yapılır. àDoğu kültürünün Avrupa’ya taşınmasını sağlamıştır.kıtalar arası kültür alışverişi yaşanmasını sağlamıştır. àİpek yolunu elde etmek isteyen devletler sürekli çatışmıştır. İpek yolu Üzerinde; Hunlar   Göktürkler  Uygurlar devlet kurmuştur. İLK TÜRK DEVLETİ:    BÜYÜK HUN(ASYA HUN) DEVLETİ (?- MS.220) İlk Hükümdarı: àTeoman                                                                                           àTürk boylarını yönetimine aldı.                  &nbs... Devamı

20 01 2013

4. ÜNİTE :ÜLKEMİZİN KAYNAKLARI

  4. ÜNİTE      :ÜLKEMİZİN KAYNAKLARI •         Canlıların yararına kullanılabilecek her şeye kaynak denir •         İnsanların eseri olan ya da doğal çevreden elde edilen, işletildiğinde gelir getiren zenginliklere ekonomik kaynak denir. •         Gelir getiren, ekonomik kaynakları kullanmak adına yapılan çalışmaların tümüne ekonomik faaliyet- ekonomi denir. •         Doğada kendiliğinden var olan insanların  ve diğer canlıların hayatlarını sürdürmelerine yardımcı olan kaynakların tümüne  DOĞAL KAYNAK denir.                                                          DOĞAL KAYNAKLAR                                                Toprak           Su                         Orman      Maden   Ekonomik Faaliyetler                      DOĞAL KAYNAKLARA BAĞLI EKONOMİK FAALİYETLER   ... Devamı

12 01 2013

5.sınıf 4. ÜNİTE : ÜRETTİKLERİMİZ

  4. ÜNİTE   : ÜRETTİKLERİMİZ Ekonomik Faaliyetler İnsanlar, yaşayabilmek için çeşitli işler yaparlar. Hayvanlardan ve topraktan yararlanırlar, ticaretle uğraşırlar veya çeşitli iş yerlerinde çalışırlar. Bunlaraekonomik faaliyet denir. Bir bölgedeki ekonomik faaliyetleri o bölgenin coğrafi yapısı, yer altı ve yer üstü zenginlikleri, iklimi, ulaşım yolları belirler. Bölgede tarıma elverişli toprakların olması o bölgede tarım yapılmasına imkân sağlar. Bölgede yetiştirilen ürünleri de o bölgenin iklimi belirler, ekonomik faaliyetleri, ulaşım yolları, ticaret ve turizmi etkiler. İnsanların geçimlerini sağlayabilmek için uğraştıkları ekonomik faaliyetler şunlardır:Tarım, Hayvancılık, Sanayi, Ticaret, Madencilik, Turizm, Ormancılık Ulaşım,Hizmet sektörü(bankacılık, eğitim, sağlık ticaret vb.) gibi ekonomik faaliyetler insanların geçimlerini sağladıkları başlıca iş alanlarıdır. Tarım:Toprağın ekilmesi ve işlenmesi yoluyla topraktan faydalanma işlerinin bütününetarım denir. Hayvancılık:Çeşitli hayvanların beslenerek para kazanılması faaliyetine denir.Küçük Baş(Koyun,Keçi);Büyük Baş(İnek,Öküz),Kümes(Tavuk,Hindi,Ördek),İpek Böcekciliği,Balıkcılık,Arıcılık hayvancılık faaliyetini çeşitleridir. Madencilik:Yer altında bulunan cevher, sanayi hammaddesi, kömür ve petrol gibi ekonomik değeri olan herhangi bir maddeyi yeryüzüne çıkarıp onu paraya dönüştürme işidir. Madenciliğin amacı, ekonomiye gerekli doğal hammaddeyi sağlamaktır. Sanayi:Ham maddeleri işlenmiş(kullanılabilir ve tüketilebilir) ya da yarı işlenmiş ürün haline getirmeye yarayan faaliyetlerin tümüdür.Sanayi üretiminin yapıldığı yerefabrika denir. Turizm:İn... Devamı

08 01 2013

İllerimiz ve yemekleri

ORDU NE YENİR Bütün Karadeniz sahilinde olduğu gibi balık yemekleri tercih edilebilecek yiyeceklerin başında gelir.  Ordu ilinin mahalli yemeklerinden Pancar Çorbası, Pancar Sarması, Melocan Kavurması, Sakarca Mıhlaması, Galdirik Kavurması, Keşkek, Tirmit (Mantar) Kavurması, Mısır Ekmeği, Turşu Kavurmaları, Su Böreği, Hamsi Tava, Hamsi Buğulama, Hamsili İçli Tava ve diğer balık çeşitleri önemli olanlardır.  OSMANİYE NE YENİR Yöre mutfağının en önemli malzemesi bulgurdur. Bu bakımdan yöresel yemeklerin çoğu bulgur ile yapılır; içli köfte, mercimek köftesi, çiğ köfte, kısır, sarmaiçi, bulgur pilavı, batırık gibi. Diğer belli başlı yemekler ise; tirşik (pancar), toğga, çiçcice (domatesli pilav), kuru fasulye, nohut yemekleri, lahana sarması, patlıcan dolması, yüksük çorbası, malota çorbası, tarhana çorbası, mevsim itibariyle çeşitli sebze yemekleri ve etli kömbedir. Ayrıca Ramazan Bayramında kuru kömbe ve pekmezli yapılır.  RİZE NE YENİR? Yörede lahana ve hamsinin özel bir yeri vardır. Çünkü bütün yemek çeşitleri bunlar etrafında yoğunlaşmıştır. Belli başlı yemek çeşitleri; Ayran doğraması, çılbır, çırıhta, çirmulis, fasulye tavalisi, hamsili pilav, hamsili ekmek, hamsi kuşu, hamsi tavalisi, herse, hoşme, kabak felisi, kabak sütlisi lahana çorbası (vurma lahana), minci, muhlama, ormanlı hamsi, paluze, papara pasmanika, pekmezli kabak , sarma (lahana sarması)dır. Orman üst zonunun üzerinde bulunan yaylalarda ve çayırlık alanda arıcılık yapılmaktadır. Kimyevi maddenin henüz ulaşamadığı çiçek çeşitliliğinin ve diğer avantajların desteklediği üretim yörede "Anzer Balı" ile dünyaca ünlüd... Devamı

08 01 2013

İllerimiz ve yemekleri

KARABÜK NE YENİR? Karabük'ün turizm merkezi Safranbolu'da evlerin restorasyonu ile oluşturulmuş pek çok yeme-içme ve eğlence mekanları bulunmaktadır. Akşamları Çarşı bölgesinde yoğunlaşmış eğlence mekanlarında canlı müzik dinlenebilir. Gözleme, kuyu kebabı, yayım makarnası, su böreği ve ev baklavası bulunabilecek yöresel yemeklerdendir. Her zaman taze satılan, fındıklı, şamfıstıklı, güllü ve safranlı çeşitleri bulunan Safranbolu lokumu, Safranbolu Evleri kadar ünlüdür. KARAMAN NE YENİR?  Arabaşı, Toyga, paça, aşlık gibi çorba çeşitleri, cibe,batırık, yaprak ve köy dolmaları, keşkek ve bulamaç yörenin geleneksel yemekleri arasında sayılabilir.  KARS  NE YENİR? Kaşarı ve balının yanı sıra, Kars zengin ve renkli bir mutfağa sahiptir. Yöreye özgü belli başlı yemekler; umaç helvası, elma dolması, hörre (un) çorbası, evelik adlı bitkiden yapılan evelik aşı, ekmek üzerine kızgın yağ ve yoğurt dökülerek yapılan ekmek aşı, pişi, kuymak, hengel (mantı), yarma buğdaydan yapılan haşıl, bozbaş, kemikli ve parça etten yapılan ve bir çeşit çorba olan piti, sultani üzümle yapılan pilav ve Kars böreğidir.  KASTAMONU NE YENİR? Kastamonu ili zengin bir mutfağa sahiptir. Her pazar fırınlarda pastırmalı ekmek veya etli ekmek yaptırılır. Tarhana çorbası, ana-kız çorbası, ecevit çorbası, külbastı, mıklama, kapatma, kavurma, erişte, köle hamuru, banduma, kaygana, cırık, biryan kebabı, mantı, haluçka, simit tiriti, mısır çöreği, baklava, kaşık helvası, pekmezli un helvası, çekme helva, hasüde yörenin sevilen yemek ve tatlılarındandır.  KAYSERİ NE YENİR?  Pastırma ve Sucuk, Kayseri'... Devamı

08 01 2013

İllerimiz ve yemekleri

ÇANAKKALE NE YENİR Her kenarından denize kıyısı olan Çanakkale ve ilçeleri tam bir deniz ürünleri cennetidir. Her mevsin taze balık ve deniz ürünleri bulmak mümkündür. Gökçeada ve Bozcaada üzümleri ve burada yetişen üzümlerden geleneksel yöntemlerle imal edilen şarapları tadılmalıdır. ÇANKIRI NE YENİR? Çankırı'nın yöresel yemekleri etli hamur(mantı), tarhana çorbası, gözleme, cızlama, güveç, pıhtı, harmandaşı, fit fit aşı, cevizli hamur, çeç böreği, mıhlama, keşkek, çalma, çekme helvası, baklava olarak sayılabilir.  ÇORUM NE YENİR?  Leblebisi ile ünlü olan Çorum, yöresel yemekler bakımından oldukça zengindir.  İlin özgün yemekleri arasında Mayalı , (Saç Mayalısı, Tava Mayalısı) , Yanıç , Cızlak , Kömbe, Oğmaç, Hingal, Haşhaşlı Çörek, Borhani (Hamurlu, Yumurtalı, Mantarlı) Helise, Çullama, Madımak, Tirit , İskilip Dolması , Keşkek, Kara Çuval Helvası, Hedik, Teltel, Has Baklava sayılabilir.  DENİZLİ  NE YENİR? İlin özgün yemekleri arasında pirinç çorbası, keşkek, kuru fasulye, nohut, sarma, dolma, bulgur pilavı, kabak, soğan yahnisi, ve keşkeği sayabiliriz. DİYARBAKIR NE YENİR? Devasa boyutlardaki karpuzu ile tanınan Diyarbakır, yemek kültürü açısından da oldukça zengindir. Akşamın geç saatlerinde, tezgahlarda satılan cartlak kebabı olarak bilinen ciğer kebabı geleneksel yemekleri arasındadır. Diyarbakır'ın en ağır yemeklerinden olan kibebumbar, işkembe ve bağırsakların et, pirinç, nane, biber ve tuz karışımı ile pişirilir. Bunların yanında içli köfte, çiğ köfte, bulgur pilavı, kaburga, keşkek, Kibukudur, le... Devamı

08 01 2013

İllerimiz ve yemekleri

ADANA NE YENİR? Adana yöresinin zengin bir mutfağı bulunmaktadır. Mutfağın bu kadar zengin olmasının nedeni çeşitli kültürlerin etkisinde kalmasıdır. Adana yemeklerinin en büyük özelliği un, bulgur, et ve çeşitli baharatların kullanılmasıdır. Aynı zamanda süt, yoğurt, peynir ve çökelek de bol miktarda kullanılmaktadır. Adana kebabı çok ünlüdür. Bunun yanında bol yeşillik, ezme, salata yenir ve mevsimine göre ayran veya yöreye özgü şalgam suyu içilir. Kesme ya da hamur çorbası, yüzük çorbası, düğün çorbası, sebze yemeklerinden süllüm, mercimekli ıspanak başı, kabak çintmesi, bulgur yemeklerinden ekşili topalak, sarmısaklı köfte, içli köfte, sakatat dolması, kebaplardan Adana kebabı, çingene kebabı, içeceklerden şalgam veya meyan kökü, tatlılardan karakuş tatlısı, taş kadayıfı ve halka tatlısı Adana mutfağının özgün yemeklerindendir.  ADIYAMAN NE YENİR? Çiğ köfte, İçli Köfte, Basalla (ekşili köfte), Cılbır, Mercimekli Köfte, Pestil, Yapıştırma ve Hıtap, Adıyaman'ın ünlü yemek türlerinden bazılarıdır. İl merkezinde yöresel yemeklerin bulunduğu lokantalar mevcuttur. Kahta ilçesindeki Baraj Gölü kıyısında balık yenebilir. Nemrut Dağı yolu üzerindeki konaklama ve kafeteryalarda yeme-içme olanağı mevcuttur.  AFYON NE YENİR?  Afyon ili, zengin bir mutfağa sahiptir. Özellikle hamur işleri, haşhaşlı ve kaymaklı yiyecekler yöreye has özellikler taşır. Başlıca yemekleri arasında bulgur yemekleri, sakala çarpan çorbası,çullama köfte, ilibada dolması, sulu köfte, sırt dolması, göce tarhanası, nohut çöreği, göce köftesi ve tarhanası, özbek p... Devamı

08 01 2013

Türkiye'nin Yemek Kültürü

Türkiyenin Yemek Kültürü |  görsel 1

  Türkiyenin Yemek Kültürü - Türk Mutfağı Türk mutfağı, Osmanlı'nın mutfağını miras almaktadır. Osmanlı muftağı da Türki, Arap, Yunan, Ermenistan ve Pers mutfaklarının birleşimi ve saflaştırılması olarak tanımlanabilir. Türk mutfağı ayrıca Batı Avrupa mutfağından olduğu kadar bu mutfaklardan ve diğer komşu mutfaklardan etkilendi. Osmanlılar, Orta Asya'dan Yoğurt gibi geleneksel Türki unsurları, kendi ülkelerindeki çeşitli yemek pişirme geleneklerini ile etkilendikleri Orta Doğu mutfağıyla birleştirdiler. Osmanlı İmparatorluğu, gerçekten koskocaman bir teknik özellik dizisi yarattı. Bu durum Osmanlı İmparatorluğu'nun Osmanlı yemeklerinden küçük parçalar ve örnekler içerdiği çeşitli bölgelerinde gözlemlenebilir. Türk kahvesi Tamamı alındığında, Türk mutfağı homojen değildir. Bir taraftan ortak Türk yemekleri ülkenin boydan boya ucunda bulunabilirken, ayrıca bölgeye özgü yemekler de vardır. KaradenizUrfa, Gaziantep ve Adana kebapları, mezeleri ve hamurişine dayalı tatlıları;baklava, kadayıf ve künefe ile. Özellikle Türkiye'nin batı kısmında zeytin ağacı bolbol yetiştirilir. Zeytin yağı, yağlar içinde pişirme işlerinde en çok kullanılandır. Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi ve Akdeniz BölgesiAkdeniz Bölgesi temel özelliklerini gösterir. Orta Anadolu, kendine özgü keşkek (kashkak), mantı (özellikle Kayseri) ve gözleme gibi hamurlu yemekleriyle meşhurdur.    ... Devamı

08 01 2013

RÖNESANS VE REFORM-2

  RÖNESANS Rönesans'ın kelime anlamı yeniden doğuş demektir. Geniş anlamda ise 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupa'da bilim, sanat ve edebiyat alanındaki değişme ve gelişmeleri ifade etmektedir. Rönesans hareketleri insanların Orta Çağ'daki skolastik düşünceden kurtularak insana ve doğaya ilgi duymalarını sağlamıştır. Kağıdın bollaşıp ucuzlaması ve matbaanın bulunması ile yazılan bir eser kısa zamanda binlerde adet çoğaltılıp tüm Avrupa'da yayılmaya başladı. Böylece bilim, sanat ve edebiyat gibi alanlarda ortaya çıkan yeni düşünceler kısa zamanda yayılmaya başladı. Coğrafi Keşifler Avrupalıların zenginleşmesini sağladı. Zenginleşen Avrupa'da bilim sanat ve edebiyattan zevk alan bir sınıf oluştu. Bunlar sanatçıları ve aydınları koruyup desteklediler. Böylece bilim, sanat ve edebiyat alanında yeni eserler ve düşünceler ortaya Çıktı. Bütün bu gelişmeler Rönesans'ın doğmasını sağladı. Rönesans'ın Nedenleri ·      Haçlı seferleri ile doğu uygarlığındaki bilim ve teknik alanındaki gelişmelerin batıya taşınması, ·      Kağıdın bollaşıp ucuzlaması ve matbaanın da bulunmasıyla yeni düşüncelerin her tarafa kolayca yayılması, ·      Coğrafi Keşiflerle zenginleşen Avrupa halklarının yaşam seviyesinin yükselmesi. Bunun sonucunda düşünce ve sanat eserlerine değer veren, bunları destekleyen bir sınıfın ortaya çıkması, ·      Avrupa'da üstün yetenekli sanat ve düşünce adamlarının ortaya çıkması. ·      Antik çağ (ilk Çağ'da Yunan, iyon, Roma) eserlerinin Avrupa dillerine çevrilmesi. Bu eserlerin okunması ve incelenmesi s... Devamı

08 01 2013

YENİ ÇAĞ'DA AVRUPA-1

  A. YENİ BULUŞLAR VE SONUÇLAR Avrupalılar Orta Çağ'da ekonomi, bilim, teknik gibi alanlarda oldukça geriydi. Siyası yapı bölünmüş, derebeylikler (feodalite) şeklinde örgütlenmişti. Büyük toprak sahipleri olan derebeyleri gerçekte krallara bağlıydılar. Ancak, onları dinlemiyorlardı. Sahip oldukları geniş topraklarının en uygun yerine yaptıkları şatolarını hendekler ve kuvvetli surlarla çevirmişlerdi. Bu sayede dışardan gelen tehlikelere karşı uzun süre direnebiliyorlardı. Sosyal hayatta kilise ve din kuralları geçerliydi. Din adamları her açıdan güçlüydü. Eğitim öğretim de kilisenin elindeydi. Kilise düşüncesine karşı gelmek kesin olarak yasaklanmıştı. Bu durum düşüncenin önündeki en önemli engeli oluşturmaktaydı. Ayrıca, bilim, teknik, sanat ve edebiyat alanındaki gelişmelerin durmasına yol açmaktaydı. Kilisenin oluşturduğu düşünce yapısına skolastik düşünce denmiştir. Büyük toprak sahibi olan asiller ve din adamları her türlü hak ve yetkiye sahipti. Buna karşılık halk hak ve özgürlükler açısından birbirine eşit olamayan sınıflara ayrılmıştı. Tüccar, sanatçı ve esnaflardan oluşan burjuva sınıfıyla köylülerin hak ve özgürlükleri son derece sınırlıydı. Ekonomik durum iyi değildi. Genelde toprağa dayalı bir ekonomi vardı. Ticaret gelişmemişti. Avrupa'nın bu durumu Haçlı Seferlerinden sonra değişmeye başladı. Hristiyan Avrupalılar, Haçlı Seferleri sırasında Müslümanlardan özellikle bilim ve teknik alanında bazı yenilikleri alarak bunları daha da geliştirdiler. Böylece Avrupa'nın her alanda ilerlemesini sağlayacak olan yeniliklerin ortaya çıkmasını sağladılar. Barut ve top Barut, ilk kez Çinliler, daha sonra Türkle... Devamı

08 01 2013

Şeyh Edebalinin damadı Osman Gazi ye vasiyeti:

  Ey oğul, artık Bey’sin! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize, hoşgörmek sana. Anlaşmazlıklar bize, adalet sana. Haksızlık bize, bağışlamak sana... Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma; insanı yaşat ki devlet yaşasın. Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün kula bağlı. Allah yardımcın olsun... Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın! Ama; bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın! Dünya, senin gözlerinin gördüğü gibi değildir. Bütün bilinmeyenler, feth edilmeyenler, görünmeyenler, ancak sen faziletli ve ahlaklı olursan gün ışığına çıkacaktır. Ey oğul ! Ananı , atanı say ! Bereket büyüklerle beraberdir. İnancını kaybedersen , yeşilken çöllere dönersin. Açık sözlü ol ! Her sözü üstüne alma ! Gördüğünü görme ! Bildiğini bilme ! Sevildiğin yere sık gidip gelme ! Ey oğul ! Üç kişiye acı : Cahil arasındaki alime , zenginken fakir düşene,ve hatırlı iken itibarını kaybedene. Ey oğul! unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklıysan mücadeleden korkma !... ******  ... Devamı

08 01 2013

HOŞGÖRÜ

  Bugün her zamankinden daha fazla hoşgörüye ihtiyacımız olduğu aşikardır. Olumsuz birçok davranışın sebebi, yeterince hoşgörülü olamamaktır. Evde, trafikte, sokakta, okulda, işyerinde, kısaca insanın olduğu her yerde eğer hoşgörü yoksa orada bencillik, anlaşmazlık, güvensizlik, tartışma, kavga olumsuzluk adına her şeyi görebilmek mümkündür.  Eğitimli ya da eğitimsiz her insanda görülebilen bir eksikliktir, hoşgörüsüzlük. Peki bunun sebebi nedir? Neden tarih boyunca Yüce Milletimizin hasletlerinden olmuş bir davranışı, bugün yeterince gösteremiyoruz. Bunun bir çok sebebi olabilir. Bunlardan kanaatimizce en önemlisi: insanın kendisi ile barışık olamamasıdır. İnsanımız, kendisine güvenmiyor, inanmıyor. Kendisini yeterince tanımıyor. En önemlisi kendisini sevmiyor, saygı duymuyor. Eğer insanın kendisine saygı ve sevgisi kalmamışsa, kendisi ile barışık olması da mümkün değildir.  Düşünün, en son ne zaman aynaya bakıp, kendinize gülümsediniz. Bu sabah kaç kişiye merhaba, günaydın ya da hayırlı sabahlar dediniz. Yoksa her gördüğünüz, tanıdığınız kişi için bu işte öyle biridir diye olumsuz mu düşündünüz? Ayıbını mı aradınız? Bu sabah trafikte içinizden kaç kişiye bir şeyler mırıldandınız. Kaç defa yardıma ihtiyacı olan insanları gördüğünüzde başınızı çevirdiniz. Okulda, sınıfta, sırada kaç kişiye kötü davrandınız. Arkadaşlarınızı, bencilliğinizden dolayı üzdünüz. Yönetici iseniz, idarenizdeki kaç insanı yeterince dinlemediğiniz için kırdınız. Yoksa siz sadece kendinizi mi düşünüyorsunuz?  Hoşgörü bir vurdumduymazlık değildir. Hoşgörü görmezlikten gelmek hiç değild... Devamı

08 01 2013

OSMANLI YÜKSELME DÖNEMİ-1

  OSMANLI DEVLETİNİN YÜKSELME DEVRİ          Osmanlı Devleti’nin en parlak devridir.İstanbul’un fethiyle başlar (1453) okullu Mehmet Paşa’nın vefatıyla son bulur (1579).          Yükselme Devri Padişahları          1-II.Mehmet (Fatih) (1451-1481)          2-II.Bayezit (1481-1512)          3-I.Selim (Yavuz) (1512-1520)          4-I.Süleyman (Kanuni) (1520-1566)          5-II.Selim (Sarı) (1566-1574)          6-III.Murat (1574-1595)          FATİH SULTAN MEHMET DEVRİ (1451-1481)          1451’de II.Murat’ın vefatından sonra II.Mehmet Padişah oldu.İstanbul’u fethettikten sonra “Fatih” unvanını almıştır.          Babası ona güçlü bir ordu,tecrübeli devlet adamları,Anadolu ve Rumeli’ye sağlamca yerleşmiş bir devlet bırakmıştı.Padişahlığını tebrike gelen elçileri iyi karşıladı.Babası zamanında Sırp ve Bizanslılarla yapılan anlaşmaları yeniledi.Macarlarla ateşkes imzaladı.Venediklilerle anlaştı.          İlk seferini taht değişikliğinden yararlanmak isteyerek Osmanlı topraklarına saldıran Karaman oğulları üzerine yaptı.Ancak barış istemeleri üzerine barış yaparak geri döndü.          İstanbul’un Fethinin Nedenleri          1-İstanbul’un jeopolitik konumunun &ou... Devamı

08 01 2013

OSMANLI YÜKSELME DÖNEMİ-2

  II.BAYEZİT DÖNEMİ (1481-1512)          Fatih’in ölümünden sonra,Amasya valisi olan büyük oğlu Bayezit İstanbul’a gelerek tahta oturmuştur.Konya valisi Cem de padişah olmak istemiştir.          31 yıl süren II.Bayezit dönemi oldukça sönük geçmiştir.Bunun nedenleri ise;          *II.Bayezit’in çok yumuşak huylu ve savaştan hoşlanmayan kişiliği          *Kardeşi Cem Sultan isyanı ile uğraşmak zorunda kalması.          *Safavi tehlikesi.          *Çocukları arasında taht mücadeleleri etkili olmuştur.          Osmanlı-Venedik İlişkileri (1499-1502)          *İnebahtı,Modon,Koron kaleleri ile Navarin limanları alındı.          *Otranto seferinden sonra elimizden çıkan Ayamavra ve  Kefalonya adaları alındı.          Osmanlı-Memluk ilişkileri          Fatih döneminde bozulmaya başlayan Osmanlı-Memluk ilişkileri bu dönemde daha da bozularak savaşa dönüşmüştür.Sebepleri:          *Memluklerin isyan eden Cem’i korumaları          *Dulkadiroğulları ve Ramazanoğulları üzerine saldırmaları          *Karamanoğullarını desteklemeleri          *Hicaza giden Türk hacılarından vergi almala... Devamı

08 01 2013

OSMANLI YÜKSELME DÖNEMİ-3

    KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİ (1520-1566)          *Yavuz’un ölümünden sonra tek şehzade olan Kanuni Sultan Süleyman padişah oldu.          *Dönemi,Osmanlı tarihinin en parlak dönemidir.          I-İÇ İSYANLAR          Canberdi Gazali (Suriye),Ahmet paşa (Mısır),Kalenderoğlu (Çukurova),Baba Zünnun (Yozgat)          *Bu isyanlar çok kısa süre içerisinde bastırılmıştır.                   II-KANUNİ DÖNEMİ BATI SEFERLERİ          1-Belgrat’ın Fethi (1521)  :Fatih döneminde alınamayan Belgrat’ı (Belgrat Kalesini) savunamayacaklarını anlayan Sırplar kaleyi Macarlara bıraktılar.          *Macarlar Kanuni zamanında Osmanlıya karşı saldırgan tavır sergilediler.Hatta gönderilen Osmanlı elçisini öldürdüler.Bunun üzerine Kanuni sefere çıktı.Belgrat karadan ve nehirden kuşatıldı ve 1521’de fethedildi.          *Fetihten sonra Belgrat Kalesi Avrupa seferlerinde üs olarak kullanıldı.          2-Mohaç Meydan Savaşı (1526)          *Belgrat’ın fethinden sonra Osmanlı-Macar ilişkileri iyice bozuldu.Bu sırada Kanuni de Avrupa ülkeleri içinde yalnız kalan ve Alman imparatoru Şarlken’e karşı savunmasız kalan Fransa’ya yardım sözü vererek bu ülkeyi yanına çekmek istemiştir.B... Devamı

08 01 2013

OSMANLI YÜKSELME DÖNEMİ-4

    SOKULLU MEHMET PAŞA DÖNEMİ (1566-1579)          Aslen bir devşirme olan Sokulu Mehmet Paşa (Hırvat Devşirmesi) ,Kanuni’nin son dönemlerinde Sadrazam olmuştur (1565).Kanuni’den sonra tahta geçen padişahlardan II.Selim (1566-1574) ve III.Murat (1574-1595) dönemlerinde devlet işlerini yürüten asıl kişi Sokulu Mehmet Paşa olduğundan bu döneme Sokulu Mehmet Paşa Dönemi denir.          (II.Selim Zamanı:1566-1574)             1)KIBRIS ADASI’NIN FETHİ (1571)          Suriye,Mısır ve Doğu ticaret yollarının güvenliği bakımından önemlidir.          Kıbrıs Adası’na hakim olan Venediklerin;          ----Osmanlı ticaret gemilerine saldırmaları          ----Kıbrıs Adası için Osmanlılara ödediği vergiyi kesmeleri üzerine Sokulu Mehmet Paşa’nın karşı çıkmasına rağmen II.Selim adanın fethine karar vermiş ve Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı donanması 11 aylık kuşatmadan sonra adayı fethetmştir.          *Doğu Akdeniz’in güvenliği sağlandı          *Anadolu’dan pek çok Türk ailesi getirilerek adaya yerleştirildi.          *İnebahtı deniz Savaşı’na neden oldu.          *Akdeniz ticaret yolunun güvenliği sağlandı.          NOT:II.Bayezit buradan elde edilen ganimetle Mimar Sinan’a ünlü SELİMİYE CAMİİ&rsqu... Devamı

08 01 2013

OSMANLI KURULUŞ DÖNEMİ-2

   I.MURAT (HÜDAVENDİGAR) DÖNEMİ (1362-1389)          Sancak sistemiyle yetişerek tahta çıkan ilk Osmanlı padişahıdır.          Orhan Bey’in ölümü üzerine Ahilerin eline geçen Ankara’yı geri aldı.          Edirne’nin Fethi (1363)          Rumeli’deki fetih hareketlerini devam ettiren I.Murat,Bizans’ın Rumeli’deki en önemli merkezi olan Edirne’ye yönelmesi üzerine Bizans ve Bizans’a yardım eden Rum ve Bulgar kuvvetlerini “Sazlıdere Savaşı”yla (1363) yenerek Edirne’yi ele geçirdi.Yine 1363’te Filibe’de alınmıştır.          Sırpsındığı Savaşı(1364)          Türklerin Edirne ve Filibe’yi almasıyla telaşa düşen Balkan milletleri arasında Haçlı düşüncesi yeniden canlanmaya başladı.Papa’nın girişimiyle Sırplar,Bulgarlar,Macarlar,Eflaklar ve Bosnalılardan oluşan birleşik haçlı kuvvetleri Macar Kralı Layoş komutasında Türkleri Balkanlardan atmak için harekete geçtiler.          Hacı İlbey komutasındaki bir Osmanlı öncü birliği Edirne yakınlarındaki Sırpsındığı Ovası’nda Haçlıları bir gece baskını ile yenilgiye uğrattı.Askerlerin çoğu Meriç Nehri’nde boğuldu.          *Sırpsındığı Savaşı,Osmanlı Devleti’nin Haçlı ordusuyla yaptığı ilk savaştır.          *Edirne Osmanlı Devleti’nin yeni başkenti oldu.(1364)        &nbs... Devamı

08 01 2013

OSMANLI KURULUŞ DÖNEMİ-1

  OSMANLI TARİHİNİN DÖNEMLERİ 1-Kuruluş Dönemi     :1299-1453   İstanbul’un Fethi 2-Yükselme Dönemi   :1453-1579   Sokullu’nun ölümü 3-Duraklama Dönemi:1579-1699     Karlofça Antlaşması 4-Gerileme Dönemi    :1699-1792   Yaş Antlaşması 5-Dağılma ve ÇöküşD:1792-1922    Saltanatın kaldırılması *Osmanlı tarihinin bölümlere ayrılmasındaki amaç;incelenmesini kolaylaştırmaktır. OSMANLI DEVLETİ KURULDUĞU DÖNEMDE ANADOLU’NUN DURUMU Bu dönemde Anadolu’da;Anadolu Selçukluları,Bizans İmparatorluğu,Trabzon Rum İmparatorluğu,,Venedik ve Ceneviz kolonileri,Anadolu Türk beylikleri bulunmaktaydı. Anadolu’da siyasi birlik olmayıp,bu devletlerin hepsi de İran’da bulunan İlhanlı (Moğol) devletine vergi verir durumdaydı OSMANLI DEVLETİ KURULDUĞU SIRADA BALKANLARIN DURUMU Balkanlarda ise;Bizans İmparatorluğu,Sırp,Bulgar,Macar ve Arnavutluk krallıkları;Eflak,Boğdan,Bosna,Hersek beylikleri bulunmaktaydı. Bu devletler arasında dini ve siyasi çatışmalar vardı. OSMANLILARIN KÖKENİ Osmanlılar oğuzların Kayı boyundandır.Kayılar Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya gelmişlerdir.1230 Yassıçemen Savaşı’ndan sonra,Alaattin Keykubat tarafından Ankara’nın Karacadağ bölgesine yerleştirildiler. 1243 Kösedağ Savaşı’ndan sonra ise Kayılar,Sakarya vadisini takip ederek Söğüt ve Domaniç bölgesine gelip,Anadolu’daki iç kavgalardan uzak gelişmeye uygun bir ortam bulmuşlardır. OSMANLILARIN KISA SÜREDE GELİŞİP GÜÇLENMESİNİN NEDENLERİ          1-Coğrafi konum itibariyle karışıklık iç... Devamı

08 01 2013

OSMANLI DEVLETİ KURULUŞ DÖNEMİ(1299-1453)

  PADİŞAH OLAY KİMLE/KİMLERLE TARİH ÖNEMİ Osman Bey Koyunhisarı Savaşı Bizans 1302 Bizansla yapılan İLK savaş Orhan Bey Bursayı Aldı. Maltepe Savaşı Karesioğullarının alınışı Çimpe Kalesininalınması   Bizans Karesioğulları Bizans   1329 BursaBAŞKENT oldu   Osmanlıya katılan İLK beylik.Denizcilik-Donanma RUMELİ’YE geçiş kolaylaştı. I.Murat Sırpsığındı I.Kosova Haçlılar Haçlılar 1364 1389 Haçlılarla yapılan İLK savaş Yıldırım Bayezid İstanbul’u İLK kez kuşattı. Anadolu Hisarını yaptırdı. Niğbolu Savaşı AnkaraSavaşı     Haçlılar Timur     1396 1402       FETRETdevri başladı.Anadolu Siyasi Birliği bozuldu FETRET DEVRİ Taht Kavgaları   1402-1413 Padişahsız dönem I.Mehmet(çelebi)       Osmanlı Devletinin 2.kurucusu sayılır ... Devamı

08 01 2013

ÜLKEMİZDE NÜFUS

  ÜLKEMİZDE NÜFUS                                                      ÇALIŞMA YAPRAĞI NO:1   A.      Aşağıdaki cümlelerin doğru veya yanlış olduğunu, ön kısımda yer alan (D) veya (Y) boşluklarına işaretleyiniz.              D      Y 1.       (……)(……) Yerleşim yeri girişlerinde yer alan tabelalarda o yerleşim yeri ile ilgili bütün bilgiler mevcuttur. 2.       (……)(……) Ülkemizin her yerinde nüfus dağılımı eşit değildir. 3.       (……)(……) Tarihi ve doğal değerler bir yerleşim yerinin nüfusunu etkileyen en önemli faktördür. 4.       (……)(……) Ülkemizde dağlık alanlar nüfus bakımından kalabalıktır. 5.       (……)(……) Ülkemizde büyük şehirleri dışındaki yerleşim yerlerinin nüfus artış nedeni doğumlardır. 6.       (……)(……) Ülkemizin en kalabalık şehri Ankara’dır. 7.       (……)(……) Ülkemizde yer alan bütün şehirlerin nüfuslarında sürekli artış olmaktadır. 8.       (……)(……) Ülkemizde son nüfus sayımı 2000 yılında yapılmıştır. 9.   &nbs... Devamı

08 01 2013

Sınırları belli bir alanda yaşayan insan sayısına _ _ _ _ _ deni

  Sınırları belli bir alanda yaşayan insan sayısına _ _ _ _ _ denir.      Cevap:nüfus Nüfusun özellikleri,nüfus artış hızı,nüfus hareketleri ve nüfus olaylarını inceleyen bilim dalına_ _ _ _ _ _ _ _ _ _ denir.      Cevap:demografya Yer şekillerinin dağlık,ulaşımın zor,tarım alanlarının az,sanayi,ticaret ve turizm gibi ekonomik faaliyetlerin gelişmediği,iklim şartlarının olumsuz olduğu yerler genelde _ _ _ _ _ _  nüfuslu yerlerdir.      Cevap:seyrek Nüfusun dağılışına etki eden faktörlerden biri de turizm olup, turizmin geliştiği yerlerde       _ _ _ _ _ _ _ _ _  nüfus artar.      Cevap:mevsimlik Türkiye’deki ilk nüfus sayımı _ _ _ _ yılında yapılmıştır.      Cevap:1927 Gelişmiş ülkelerde _ _ _ _ _ oranı düşük olduğu için genç nüfusun oranı azdır      Cevap:doğum _ _ _ _ _ _ _ _   ve seyahat özgürlüğü, göç olgusunun ortaya çıkmasını sağlamıştır.      Cevap:yerleşme  Mevcut iş gücünün uygun işlere yerleştirilmesine _ _ _ _ _ _ _ _ denir.      Cevap:istihdam _ _ _ _ _ _ _ _ _  ilinin fazla nüfuslanmış olmasında bölgede bulunan taş kömürü yatakları etkili olmaktadır.      Cevap:Zonguldak Osmanlı Devleti döneminde ilk nüfus sayımı 2 . _ _ _ _ _ _ zamanında yapılmıştır.      Cevap:Mahmut Nüfus sayımının yapılmasının nedenleri nüfusun miktarını, _ _ _ ve cinsiyet durumunu öğrenmektir.      Cevap:miktar-yaş Km2 ye düşen insan sayısına _ _ _ _ _   _ _ _ _ _ _ _ _ _   denir.      Cevap:nüfus yoğunluğu Marmara Bölgesi&r... Devamı

08 01 2013

nüfus

  Nüfus: Belirli bir zamanda ve belirli bir yerde yaşayan insan sayısıdır. Doğru Nüfus Yoğunluğu: Ülkedeki düzlük yerlerin yüz ölçümüne kişi sayısının bölünmesiyle bulunan nüfus sayısıdır. Yanlış Nüfus Sayımı: Belli zamanlarda, bir ülkedeki sadece kişi sayısını tespit için yapılan sayımlardır. Yanlış Kalkınma: Bir ülkedeki sosyal, ekonomik ve kültürel refahın yükselmesi, ülkenin her yönden gelişmesidir. Doğru  Sanayi Tesislerinin çok olduğu yerler genelde kalabalık nüfusludur.  Doğru  Ankara’nın nüfusu Başkent olmasından sonra hızla azalmıştır. Yanlış  Nitelikli İş Gücü: Eğitim almış ve bir meslek sahibi olmuş, ülke ekonomisine katkı sağlayan kişilere verilen addır. Doğru Sektör: İş gücünün çalıştığı iş yerlerine verilen terimdir. Yanlış Göç: İnsanların yaşadıkları yerden başka bir yere yerleşmesidir. Doğru İstihdam: Mevcut iş gücünün uygun yerlere yerleştirilmesidir. Doğru Çarpık Kentleşme: Yoğun göç sonucu devletin göç edenlerin barınması için yaptığı konutlardan doğan kentlerdir. Yanlış  Türkiye’de en az nüfus artışı II. Dünya Savaşı’nın etkisiyle 1940-1945 yılları arasında olmuştur. Doğru Ülkemizde ilk resmi nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır. Doğru Nüfus sayımı sonucunda nüfusun eğitim, yaş, cinsiyet, ekonomik faaliyet kollarına dağılım ve kırsal/kentsel nüfus özelliklerine ulaşır. Doğru Osmanlı Devletinde ilk nüfus sayımı II. Mahmut tarafından 1831 yılında yapılmıştır. Asker sayısını ve vergi verecek insan sayısını ve vergi gelirlerini tespit etmek amacıyla sadece erkek nüfus sayılmıştır. Doğru Yüzölçümü en küçük ... Devamı

08 01 2013

ANADOLU UYGARLIKLARI SOSYAL BİLGİLER 6.SINIF ÇALIŞMA KÂĞIDI

  ANADOLU UYGARLIKLARI SOSYAL BİLGİLER 6.SINIF ÇALIŞMA KÂĞIDI          ADI SOYADI:           1.Aşağıdaki uygarlıkların başkentlerini yazınız? UYGARLIK BAŞKENT GÜNÜMÜZDE NERESİ HİTİTLER     URARTULAR     FRİGLER     LİDYALILAR     İYONLAR              2.Aşağıda verilenler hangi Uygarlığa aitse işaretleyiniz? ÖZELLİK HİTİTLERR URARTULAR FRİGLER LİDYALILAR İYONLAR Bilim alanında en ileri gitmiş uygarlıktır.           Öküz öldürme ve saban kırmanın cezası ölümdür.           Dünyaca ünlü Kral yolunu kurmuşlardır.           Yaptıkları ŞAMRAN KANALLARI meşhurdur. &n... Devamı

08 01 2013

HANGİ UYGARLIK? Ders: Sosyal Bilgiler Sınıf: 6 Etkinlik Adı: H

  HANGİ UYGARLIK?   Ders: Sosyal Bilgiler Sınıf: 6 Etkinlik Adı: HANGİ UYGARLIK ? Süre: 1 Ders saati Öğrenme Alanı: İnsanlar,Yerler ve Çevreler Ünite            : Yeryüzünde Yaşam Temel Beceriler: Problem çözme,Karar verme, Harita Okuma Kazanım: Anadolu’da ve Mezopotamya’da yaşamış ilk uygarlıkların yerleşme ve ekonomik faaliyetleri ile sosyal yapıları arasındaki etkileşimi fark eder. Araç-Gereç: Mukavva , Fon kağıdı , Zarf , Renkli Kalem, Makas ,Yapıştırıcı Hazırlayan: ALİ FUAT ARSLAN-SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENİ                                SÜREÇ     ZARF           MUKAVVA       Öncelikle, Mukavva üzerine 8 adet zarf  düzenli bir şekilde yapıştırılır. Renkli bir fon  k... Devamı

08 01 2013

B. ÖLÇEKLERİNE GÖRE HARİTALAR 1. Büyük Ölçekli Haritalar a. Pl

  B. ÖLÇEKLERİNE GÖRE HARİTALAR 1. Büyük Ölçekli Haritalar   a. Plânlar:Ölçeği 1/20.000'e kadar olan haritalardır. Şehir imar plânları, kadastro haritaları bu türdendir. b. Topoğrafya Haritaları: Ölçeği 1/20.000 ile 1/200.000 arasında olan haritalardır. Ulaşım haritaları ile topoğrafik, jeolojik, morfolojik haritalar bu türdendir. Büyük ölçekli haritaların genel özellikleri şunlardır: – Paydası küçüktür. – Dar alanları gösterir. – Ayrıntıyı gösterme gücü fazladır. – Küçültme oranı azdır. – Aynı alanı gösteren küçük ölçekli haritalara göre düzlemde daha fazla yer kaplarlar. – İzohipsler arası yükselti farkı azdır. – Bozulma oranı azdır.   2. Orta Ölçekli Haritalar Ölçeği 1/200.000 ile 1/500.000 arasında olan haritalardır.   3. Küçük Ölçekli Haritalar Ölçeği 1/500.000 den daha küçük olan haritalardır. Bu haritalar Dünya’nın, kıtaların, ülkelerin tamamını veya bir bölümünü gösterir. Küçük ölçekli haritaların genel özellikleri şunlardır: – Paydası büyüktür. – Geniş alanları gösterir. – Ayrıntıyı gösterme gücü azdır. – Aynı alanı gösteren büyük ölçekli haritalara göre düzlem üzerinde daha az yer kaplarlar. – İzohipsler arası yükselti farkı fazladır. – Bozulma oranı fazladır.  BÜYÜK ÖLÇEKLİ HARİTALAR İLE KÜÇÜK ÖLÇEKLİ HARİTALARIN KARŞILAŞTIRILMASI ... Devamı

08 01 2013

SOSYAL BİLGİLER ÇALIŞMA KÂĞIDI(TARİHİ ÇAĞLAR) ADI SOYADI. 1Aşa

  SOSYAL BİLGİLER ÇALIŞMA KÂĞIDI(TARİHİ ÇAĞLAR)  ADI SOYADI.  1Aşağıdaki kavramları açıklayınız?  ÇAĞ:  YÜZYIL:  MİLAT: MİLATTAN ÖNCE: MİLATTAN SONRA:  2.Aşağıda verilen tarihleri hangi yüzyıla ait olduğunu yazınız?  a) 1071 =………….. b) 1907=…………. C) 2009= ……………… d)   650= ………….. e)    75=………….e)  1375 =……………… f)   475=……………..g)  1453=…………h)  m.ö 318=…………  3.Tarihi çağlar nelerdir? Açıklayınız?       4.Çağları açıp kapatan olayları yazınız?      5.Aşağıdaki tarihler hangi tarihi çağa girmektedir? a) 985:  ………………………. b) 1389 :………………………… c) 1611:  …………………………d) 1881 :…………………………. e) 1555: ………………………….f) 95: ……………………………  6. Bir yerin yerleşim yeri olarak seçilmesinde etkili olan faktörler nelerdir?          7.) Anadolu’daki ilk yerleşim yerleri(tarih öncesi)nerelerdir?          8.ÇATALHÖYÜK yerleşim yerinde insanlar bir günl&... Devamı

08 01 2013

İPEK YOLUNDA TÜRKLER ETKİNLİKLERİ 1 YUKARIDA KARIŞIK OLARAK

  İPEK YOLUNDA TÜRKLER ETKİNLİKLERİ 1   YUKARIDA KARIŞIK OLARAK VERİLMİŞ OLAN KELİMELERİ BOŞLUKLARA DOĞRU OLARAK YERLEŞTİRİNİZ? 1)…………………………………………..Türk-İslam tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen savaştır. 2) Büyük Selçuklular döneminde hükümdarlara öğüt niteliği taşıyan ‘’Siyasetname’’adlı eserin yazarı ünlü vezir …………………………………………’tür.  3) İlk Türk devletlerinde devlet işlerinin görüşüldüğü meclise  ……………………………………………….denir. 4) Büyük Selçuklu Devletinin en parlak dönemi ……………………………  dönemidir.(Doğunun ve Batının hükümdarı) 5) Türklere Anadolu’nun kapılarını açan olay ……………………………………..’dır. 6)  Hun Türklerinin akınlarına karşı koymak amacıyla Çinliler tarafından yapılan bugün uzaydan görülebilen insan yapımı eser …………………………………………………………..’dir.  7)  Mekkeli müşriklerin baskı ve işkencelerinden dolayı Müslümanların Mekke’den Medine’ye göç etmelerine …………………………………&... Devamı

08 01 2013

İPEK YOLU Uzun ve dolambaçlı bir yol Eski İpek yolu bugünkü yo

  İPEK YOLU   Uzun ve dolambaçlı bir yol   Eski İpek yolu bugünkü yollar gibi asvalt ya da şahane döşeli bir yol falan değildi. Bu kayalıklı rota, ürkütücü dağlardan, kemikleri kutan çöllerden ve nehirlerin dimdik yamaçlardan şelale olduğu vadilerden geçiyordu. Ama hepsi bir yana b yolun en kötü tarafı, tek düşüncesi tüccarların ve tecrübesiz seyyahların mallarını ve paralarını gasp edip canlarına kast etmek olan kana susamış haydutlar tarafından kuşatılmış olmasıydı.   O halde safi niyeti Çinli bir keşiş neden seyahat etmek için bu riskli rotayı tercih edebilirdi ki?   HSUAN TSANG MS 602- 664 MİLİYETİ: ÇİN   Bazı keşişler göre Huang Tsang gelmiş geçmiş en büyük Çinlidir. Hsuan çocukluk yıllarında parlak bir öğrenci idi ve öğretmenleri onun dehası daha o yıllarda anlamışlardı. Gerçi MS 629’da Hindistan’a varıncaya kadar bu dehası ortaya çıkmamıştı. Aslında onu bu çetrefilli yolculuğa çıkmaya teşvik eden ağabeyi idi.   Yeri titreten gerçekler   Huang Tsang bir seyyah olan Fa Hsien’in (MS 370- ?) gezdiği yerlerin izini sürerek yolculuk etmişti. Fa Hsien Hindistan’a gitmek üzere MS 399’da yola çıkmış, Çin’e döndüğünde yolculuğu hakkında tüyler ürperten bir kitap yazmışı. Önceleri gördüklerini yazmak istemedi.  Kötü bir örnek olmaktan korkuyordu. Şöyle demişti:               Ancak bu bilge sözler bile Huang Tsang’ı durdurmaya yetmedi.     Daha en baştan zorluklar kendini gösterdi.Huang Tsang’ın öncelikle Çin’d... Devamı

08 01 2013

TÜRKLERİN YENİ YAŞAMI (İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ) KARAHANLI

  TÜRKLERİN YENİ YAŞAMI (İLK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLERİ)   KARAHANLI DEVLETİ (840  - 1212) ZKuruluş dönemi hakkında fazla bilgi bulunmayan Karahanlı Devleti, Uygur Devleti’nin yıkılmasından sonra Yağma, Çiğil, Karluk ve diğer Türk boylarının bir araya gelmesiyle kurulmuştur. Z  Günümüzde Kırgızistan sınırları içerisinde yer alan Balasagun ve Çin sınırları içinde yer alan Kaşgar şehirleri önemli merkezleri arasındadır. Bu şehirler İpek yolu’nun önemli uğrak noktaları üzerinde yer aldığından canlı bir ticari hayata sahip olmuşlardır.                     ZSatuk Buğra Han’ınhükümdarlığı sırasında İslamiyet resmi din haline getirilmiştir. ZOrta Asya’da islamiyeti kabul eden İlk Türk Devleti Karahanlı Devleti’dir. ZKarahanlılar Türkler arasında İslamiyet’in yayılmasına katkıda bulunmuşlardır. Zİlk Müslüman Türk Devletlerinden olan Gazneliler ve Büyük Selçuklu Devleti ile askeri, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmuşlardır. ZTürklere ait İslami eserleri meydana getiren Karahanlılar Türk İslam kültürünün temellerini atmışlardır.     GAZNELİ DEVLETİ (963 – 1187) ZAlp Tigin adında bir Türk komutan tarafından kurulmuştur. ZEn parlak dönemlerini Gazneli Mahmutdöneminde yaşamıştır.   ZGazneli Mahmud 1000 ile 1027 yılları arasında Hindistan’a 17 sefer düzenleyerek islamiyetin bu bölgede yayılmasında etkili olmuştur. Ayrıca günümüzdeki Pakistan’ın kurulmasında önemli bir etken olmuştur.   ZGaznelilerin Hindistan’da kazandığı büyük zaferler k... Devamı

08 01 2013

İSLAMİYET DOĞUYOR İslamiyet’ten önce Arap yarımadası’nın ge

  İSLAMİYET DOĞUYOR     İslamiyet’ten önce Arap yarımadası’nın genel özelikleri şunlardır: 1-Araplar arasında puta tapıcılık yaygındı. Kutsal sayılan ve Mekke’de bulunan Kâbe büyük putların yer aldığı bir yerdi. 2-Halkın bir bölümü göçebe olarak hayvancılıkla uğraşırken diğer bölümü şehirlerde tarım ve ticaretle ilgilenirdi. 3-Araplar şiir ve edebiyata önem vermişlerdir. 4-Arapların Mekke’deki putları ziyaret etmek için her yıl Mekke’ye gelmeleri, panayırlar düzenlemeleri Mekke’de ticari canlılığın artmasına neden olmuştur. 5-Arap Yarım adası’nda kölelik yaygındı. İnsanlar para karşılığında alınıp satılıyorlardı. 6-Araplar kabileler halinde yaşamışlar ve bu kabileler arasında uzun yıllar süren savaşlar ve kan davaları görülmüştür.   İşte Arap yarımadası’nda bütün bunlar yaşanırken 610 yılında Mekke’de yeni bir din olan İSLAMİYETdoğdu. Hz. Muhammed610 yılında 40 yaşında iken kendisine Allah tarafından peygamberlik görevi verilmesi üzerine İslamiyet’i yaymaya çalıştı. Şimdi biraz peygamberimiz Hz. Muhammed’itanıyalım.                                       Tabi ki peygamberimize hemen inananlar olduğu gibi inanmayan insanlar da olmuştur. Peygamberimizi yolundan çevirmek için yapmadıkları işkence kalmamıştır. Bu işkenceler üzerine peygamberimiz kendisine inanan ve kendilerine Müslüman adı verilen kişilerle 622yılında Mekke’den Medine’ye göç etmiştir. Bu olaya HİCRETadı verilir. Hicretten s... Devamı