6.sınıf 6.ünite demokrasinin serüveni

2013-01-27 08:42:00

 

6.SINIF DEMOKRASİNİN SERÜVENİ ÜNİTESİ

HANGİYÖNETİM DAHA DEMOKRATİK

 

HÂKİMİYETİN KAYNAĞINA GÖRE YÖNETİM BİÇİMLERİ

Monarşi

Oligarşi

Teokrasi

Cumhuriyet

  •Tüm yetkilerin ve güçlerin tek kişide toplanmasıdır.

•   Seçim dışıyöntemler kullanılır.

•   Yetki, genellikle miras yoluyla (babadan oğula- saltanat) geçer ve tek bir kişide toplanır.

Bu kişi kral,  prens, padişah, çar olabilir

•   Bu kişinin emirleri tartışılmaksızın kabul edilir.

•   Yasama, yürütme ve yargıyetkileri bu kişinin elindedir. Kimseye hesap vermez.

 Geçmişte monarşi ile yönetilen ülkeler; Roma İmparatorluğu, Rusya, İngiltere Osmanlı Devleti, Fransa.

 Günümüzde ise Suudi Arabistan, Fas, Birleşik Arap Emirlikleri,Ürdün, İngiltere, İspanya, Hollanda, Japonya monarşik devletlerdir.

•   Belli bir sınıfın, grubun ya da küçük bir azınlığın egemenliği ve yönetimi altında tutulan yönetim şeklidir.

•   Asiller meclisi vardır. Bu meclis krala yaptırım uygulayabilir.

•   Meclisin kararlarına uymayan kral görevden alınabilir

•   Kral yetkilerini bu meclisten alır

  Geçmişte oligarşi(aristokrasi) ile yönetilen ülkeler; Eskiçağ’da Roma

Yunanistan

Günümüzde Cezayir, Irak ve Suriyegibi ülkeler oligar­şik devletlerdir

•   Bir ülkedeki siyasal yapılanma, devletin yönetim organlarıtüm siyasal ilişkilerin dinîkurallara göre düzenlenip yürütüldüğüyönetim biçimidir.

  Geçmişte teokrasi ile yönetilen ülkeler; Osmanlı Devleti, Emeviler, Abbasiler.

   Günümüzde İran, Vatikan, İsrail teokratik devletle­re örnek olarak gösterilebilir.

 

•   İnsanların eşitliğe, seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu yönetim biçimidir.

   Yönetim ve güçhalkın kendisinin seçtiği kişilere aittir.

   Yöneticiler millet tarafından belirli süreler için seçilir.

  Kişilerin vazgeçil­mez hak ve hürriyetleri vardır.

•   Yasaların üstünlüğüvardır. Buna herkes uymak zorundadır.

•   Halk memnun olmadığıyöneticileri seçimle değiştirebi­lir

   Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fransa,,Kanada demokratik devletlerdir

 

 

 


DEMOKRASİNİN TEMEL İLKELERİ

 MillîEgemenlik

Ø          Demokraside egemenlik millete aittir. Mil­let bu hakkınıtemsilcileri (milletvekilleri) aracılı­ğıyla kullanır. Yönetenler, gücünümilletten alır. Hiçbir kimse, zorla işbaşına gelemez. Bu esas, anayasamızda şöyle belirtilmiştir: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."

 

       Hürriyet ve Eşitlik

Ø          Demokraside, hürriyet ve eşitlik esastır. Hürriyet, başkalarına zarar vermeden her şeyi yapabilmektir. Bütün insanlar hürdür. Herkes, serbestçe düşünür ve düşüncelerini açıklayabilir.

Ø         Eşitlik, hiçbir ayrım olmaksızın herkesin kanun önünde aynıhaklara sahip olmasıdır. Hiç kimseye din, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşüncesin­den dolayıfarklıişlem yapılamaz.

 

         Siyasi Partiler

Ø          Demokratik yönetimlerde, ülke sorunları­nın çözüm yollarıüzerinde aynıdüşünceyi payla­şan insanlar bir siyasi parti kurabilirler. Vatan­daşlar, bu siyasi partilerden birine üye olabilirler. Ülkemizde KurtuluşSavaşı'ndan sonra ilk kuru­lan parti Halk Fırkası'dır. Fırka parti anlamına ge­lir. Cumhuriyetin ilanından sonra partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur.

Ø         Siyasi partiler, anayasa ve ilgili kanun hü­kümlerine uygun olarak faaliyetlerini sürdürürler. Siyasi partilerin hepsi, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünükabul eder. İnsan hakları­na saygılıdır. Millet egemenliğini esas alır. Demok­ratik ve laik cumhuriyet ilkelerine bağlıdır.

Ø         Demokrasilerde hükümeti kurma görevi, genellikle seçimler sonucunda en çok milletvekil­liği kazanan partiye verilir. Hükümeti kuran partiye iktidar partisi denir. Diğer siyasi partiler ise mu­halefet partileri olarak adlandırılır. Siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarındandır.

 

  1946 yılında Türkiye'de ilk kez birden fazla partinin katıldığıseçimler sonucunda çok partili hayata geçildi.

 

 

       Demokrasinin Öğeleri

§          Hâkimiyetin asıl sahibi halktır.

§          Kişi hak ve özgürlüklerine yer verilir.

§          Herkes tek ve eşit oy hakkına sahiptir.

§          Toplum içinde yaşayan insanlar eşit hak­lara sahiptir.

§          Yönetenler halk tarafından belli aralıklar­la yapılan seçimler sonucunda göreve gelir.

§          Azınlıkta kalanların haklarına saygılıbir çoğunluk yönetimi sağlanır

 

              YAŞAYAN DEMOKRASİ

Ø       Seçme ve seçilme demokrasinin temel özelliklerindendir. Bu temel özellik seçim kanun­larında bazımaddelerle belirtilmiştir.

Bunlar;

Ø       Madde 2:Seçimler serbest, eşit, tek dereceli genel oy esaslarına göre yapılır. Seçmen, oyunu kendisi kullanır. Oy, gizli verilir. Oyların sayımı, dö­kümüve tutanaklara bağlanmasıaçık olarak yapılır.

Ø       Madde 6:On sekiz yaşınıdolduran her Türk vatandaşı, seçme ve halk oylamasına katılma hakkına sahiptir.

Ø       Madde 14/2:Oyunu kullanan seçmenin par­mağının işaretleneceği özel boyayıithal veya imal ettirmek, sandık kurullarında zamanında bulun­durmak ve saklamak devletin görevlerindendir.

Ø       1995 yılında yapılan bir değişiklik ile partilere üye olma yaşı18’e indirildi. Siyasî partilerin kadın ve gençlik kollarıkurmalarını, yurt dışında örgütlenmelerini yasaklayan hüküm kaldırıldı.

Ø       Yükseköğretim elemanlarıile yükseköğretim öğrencilerine siyasi partilere üye olma hakkı getirildi.

Ø       1995 yılında milletvekili sayısı450'den -550'ye çıkarıldı.

 

         OKUL MECLİSLERİ PROJESİ

v       13 Ocak 2004 tarihinde TBMM ve Milli Eğitim Bakanlığıarasında, öğrencilerde demokrasi bilincinin oluşmasınısağlamak ve demokrasiyi yaşatabilmek amacıyla imzalanan bir protokol uyarınca Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesihayata geçirilmiştir.

       Projenin Amacı

v       Projenin başlangıçta çocuklarımıza, daha sonra da demokratik hayatımıza kazandıracağı dört temel amacıbelirtilmiştir.

      Bunlar;

v        Yerleşik bir demokrasi kültürüve bilincinin oluşturulması,

v       Hoşgörü, çoğulculuk, farklılıklara rağmen insanların huzur ve barışiçerisinde bir arada yaşabileceği, tartışma ortamınıbilen, düşünen, sorgulayan, analiz ve sentez yapma kabiliyeti olan bireylerin, büyük Atatürk'ün "Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür" olarak nitelediği cumhuriyet vatandaşlarının yetiştirilmesi,

v       Kültürünüözümsemiş, ayakları kendi ülkesinin toprağına basan, ancak dünyaya ve milletlerarasıdeğerlere açık nesillerin yetiştirilmesi,

v       Seçme, seçilme ve oy kullanma kültürünün kazandırılmasıdır.

 

                TARİHTEN GÜNÜMÜZE DEMOKRASİNİN YOLCULUĞU

       Demokrasi sözcüğü Yunancadan gelir. Eski Yunancada "demos’ halk, ‘kratos’ iktidar ya da egemenlik anlamında kullanılırdı. Buna göre, demokrasi halkın egemenliğini ifade eder. Demokrasinin ilk ortaya çıktığıülke eski Yunanistan’dır.

 

      Demokrasinin günümüze kadar gelişmesini etkileyen önemli unsurlar şunlardır:

      M.Ö. 450: Atina'da Aristo,   Eflatun ve Sokrates gibi düşünürlerin düşünce olarak katkıda bulundukları bir çeşit yönetim sistemi, siyasi tarihteki yerini aldı. Site" denilen şehir devletle­rce kadınlar ve köleler site halkının dışında kabul ediliyordu. Yetişkin erkeklerin halk meclisinde konuşma ve oy kullanma hakkıvardı.

     375:Roma İmparatorluğunda yurt­taştık ve insan haklan kavramıgelişme gösterdi.

     1215: İngiltere'de Kral I. John'un im­zaladığıMagna Carta kralın yetkilerini sınırlarken halka da bazıhak ve özgürlükler tanıyordu. Magna Carta ile kralın sınırsız yetkilerine son verildi. Kimsenin yargılanmadan cezalandırılmayacağıilkesi getirildi.

     1450: Alman Johann Gutenberg mo­dern matbaayıgeliştirdi. Matbaanın geliştirilme­siyle birlikte insanlar duygu, düşünce ve bilgileri­ni birbirleriyle paylaşmaya başladı. Bu da de­mokratik hak ve talepleri hızlandırdı. Matbaanın geliştirilmesi Avrupa'da Rönesans ve Reform ha­reketlerinin başlamasına neden oldu.

     1750: Avrupa aydınlanma felsefesiyle anayasal demokrasinin düşünce temelleri atıldı. Montesqieu (Monteskiyo) güçler ayrılığınısavu­nuyordu. Jean Jacgues Rousseau (Jan Jak Russo) "özgürlük, eşitlik ve kardeşlik" sloganıyla 1762 - 1763 yıllarında "Toplumsal Sözleşme"yi yazdı. John Locke (Con Luk) ise yaşama hakkı, özel mülkiyet hakkıgibi insanların sahip olması gereken belirli özgürlükleri savundu.

    1776: Virginia Haklar Bildirgesi'nde ya­şam, hürriyet ve mülkiyet haklarıyla beraber mut­luluğu arama hakkından söz edildi.

    1789: 1789 yılında Fransa halkıkrala kar­şıayaklandı. Bunun sonucunda Fransız İnsan Bildirgesi yayımlandı. Bu bil­diri temel insan haklarını"hürriyet, mülkiyet, gü­venlik ve zulme direnme" olarak tespit etmektedir. Eşitlik, özgürlük ve adalet düşüncesinin kitleler tarafından telaffuz edildiği ilk siyasal örnektir.

     Fransız İnsan ve YurttaşHaklarıBildirge­si, yalnızca Fransızlar için değil, bütün insanlar için geçerli olan bir bildirgedir. Bu yüzden evrensel niteliktedir.

     1877: İlk Türk Meclisi Mebuslar Meclisi(Genel Meclis) adıaltında ve iki meclisli olarak 20 Mart 1877 tarihinde çalışmalarına başladı.

     1920: 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da egemenliğin millete ait olduğu ilk meclis kuruldu. Yurdumuzun değişik bölgelerinden gelen millet­vekilleri burada çalışmaya başladı.

    1945: II- Dünya Savaşı'nın sonuçlarını gören devletler sürekli barışın sağlanmasıiçin bir araya gelerek BirleşmişMilletler örgütünükurdu ve 1945 yılında BirleşmişMilletler Antlaşmasıim­zalandı.

t»BirleşmişMilletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi'nin 11 Aralık 1946 tarihli ilk oturumunda içinde insan haklarının yer alacağıbir belge ha­zırlanmasıamacıyla BirleşmişMilletler İnsan HaklarıKomisyonu oluşturuldu. Komisyonda ha­zırlanan taslak 10 Aralık 1948 tarihinde genel ku­rul tarafından İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olarak kabul ve ilan edildi. Bildirge insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyısağlamak ve geliştirmek yolunda atılan ilk adımdır.

    1989: Almanya'da bulunan Berlin duvarı­nın yıkılmasıve Sovyetler Birliği ile Doğu Avrupa ülkelerinin dağılmasıbu ülkelerde demokrasinin yayılmasına zemin hazırladı.

    1995: İnternet kullanımıyaygınlaştı. İn­ternet kullanımının yaygınlaşmasıyla dünya üze­rinde insanların birbirleriyle iletişimi arttıve fikirle­rin tüm dünyaya daha hızlıbir şekilde yayılması sağlandı.

    2000: Dünyadaki 192 ülkeden seçimle iş başına gelen demokratik ülke sayısı120'ye ulaş­tı. Bu rakam dünya nüfusunun yaklaşık %60'ına denk gelmektedir.

BELGELERİN DİLİ

           İnsan haklarının gelişimi geçmişten günü­müze kadar gelen çeşitli belgeler ve yasalardan öğrenilmektedir.

           Bu belge ve yasaların bazılarışunlardır:

          HAMMURABİ YASALARI (M.Ö. 1795 -1750)

           Hammurabi, Babil küçük bir şehir devleti iken tahta çıktıve devleti bir imparatorluğa dö­nüştürdü. Kendi adıyla bilinen yasalar çıkardı. Bu yasalar, Hammurabi'nin hükümdarlığının son yıl­larındaki 282 davayla ilgili kararlarıkapsar. Karar­lar evlenme, boşanma, ticaret, ceza gibi toplum­sal adalet kurallarınıiçerir. Hammurabi Yasaları kendinden sonraki toplumlarıetkiledi ve örnek ol­du. Bu nedenle demokrasinin gelişim sürecinde önemli bir belgedir.

             

Hammurabi Yasalarındaki maddelerdenbazılarışunlardır:

•   Sağlam olmadığıiçin yıkılarak içindekilerinölümüne neden olan binanın ustasıda öldürülür.

•   Ameliyat sırasında hastasınıöldüren dok­torun elleri kesilir.

•   Bir insan, kendisi ile eşit olan birinin dişini kırarsa onun da dişi kırılır (Dişe diş).

•   Bir insan başka bir insanın gözünüçıkarırsa onun da gözüçıkarılır (Göze göz).

 

         VEDA HUTBESİ (632)

          İnsan hakları meselesi Hz. Muhammed’in önemle üzerinde durduğu bir konudur. Batı'da kabul görmüş evrensel değerler, insan haklarına ilişkin hükümler asırlar önce Hz. Muhammed tarafından dünyaya ilan edildi. Bu konuda Veda Hutbesi'nin önemi büyüktür.

       Veda Hutbesi, Hz. Muhammed'in 23 yılda yaptığıilahi duyurunun özünü, ana noktalarını vurgulayan tarihîkonuşmanın adıdır. Bu tarihîhitap içiçe geçmişve gittikçe genişleyen dairelerden oluşur. Merkez dairede kişi yer alır. Kişinin yer aldığıbu merkezîdaireyi aile ve bütün insanlığın bulunduğu daireler kuşatır.

            Veda Hutbesi'ndeki maddelerden bazıları şunlardır:

•   İnsanların canları, mallarıve ırzları kutsaldır.

•   Kan davalarıtamamen kaldırılmıştır.

•   Hiçkimse diğerinden üstün değildir.

•   Kimseye haksızlık yapmayın, boyun da eğmeyin.

•   Kimse başkasının suçundan dolayı sorumlu tutulamaz.

 

        MAGNA CARTA (1215)

       1215 yılında imzalanan Magna Carta İngiltere kralıile soylular arasındaki karşılıklı yetki ve görevleri belirledi ve böylece kralın sonsuz yetkilerini sınırladı. Magna Carta, vatandaşların haklarıve özgürlükleri açısından önemli kurallar getirerek, hukukun üstünlüğü ilkesininbirçok ülkede yerleşmesini sağladı.

               Magna Carta’da maddelerden bazıları şunlardır:

v        Kral yasalara uygun olarak verilmişbir hüküm olmadan kimseyi tutuklayamaz, hapsedemez, mallarına el koyamaz, sürgüne gönderemez, kötü muamelede bulunamaz.

v       Kral, kanuni bir hüküm olmadan toprakları, şatoları, hakları ve özgürlükleri ellerinden alın­mışkişilere tüm bunlarıiade edecektir.

v       Özgür bir kişi işlediği küçük bir suçiçin buna uygun bir para cezasına çarptırılacaktır. Ağır bir suçişlemezse yaşamına son vermemek şartıyla suça uygun bir ceza verilecektir.

v        Kimseye karşıhak ve adaleti yerine getir­mekten kaçınılamaz ve adalet geciktirilemez.

 

            KANUNÎSULTAN SÜLEYMAN'IN KANUNLARI(1520 -1566)

           I. Süleyman (KanunîSultan Süleyman) OsmanlıDevleti'ne Yükselme Dönemi'nde hü­kümdarlık yaptı. Hazırladığıkanunlarla dünyada ün yapan I. Süleyman'a "Kanunî" unvanıverildi.

           Kanunlarda yer alan maddelerden bazıla­rışunlardır:

Ø       Bir kimse bir başkasıyla kavga edip birbi­rinin sakalınıyolsalar, ikisi de kınanır. Zenginse yirmi, fakirse on akçe alınır. Eğer birbirlerinin ya­kalarınıyırtsalar her ikisi de cezalandırılır.

Ø       Bir kimse adam öldürürse kısas uygulanır (Adamıöldüren de öldürülür).

Ø       Bir kişi diğer kişinin kasten gözünüçıkar­sa ya da dişini kırsa kısas uygulanır.

Ø       Bir yerde kalan kişinin malıçalınırsa hır­sızıoradakiler bulmalıdır. Eğer bulamazlar ise o kişinin zararınıkarşılamak zorundadırlar.

 

           FRANSIZ İNSAN VE YURTTAŞHAKLARI BİLDİRGESİ (1789)

         1789 yılında Fransa'da çıkan ihtilal sonu­cunda mutlak krallıkların yıkılabileceği görüldü. Fransa 28 Ağustos 1789 tarihinde Fransız İnsan ve YurttaşHaklarıBildirgesi'ni ilan etti. Demokra­si Batıuygarlığının vazgeçilmez unsurlarından bi­ri oldu. Eşitlik, özgürlük, adalet, anayasal yönetim ve milliyetçilik gibi ilkeler önce Avrupa'ya sonra da dünyaya yayıldı.

              Fransız İnsan ve YurttaşHakları Bildirgesi’ndekimaddelerden bazılarışunlardır:

v       Hiçkimse inançlarından dolayırahatsız edilemez.

v       Düşünce ve ifade özgürlüğügaranti altın­dadır.

v       Hiçkimse yasaların gösterdiği durumlar dışında suçlanamaz ve tutuklanamaz.

v       Keyfîemirler verilmesini isteyenler ve bu emirleri yerine getirenler cezalandırılır. Suçlu ol­duğu ispat edilene kadar herkes masumdur.

v       İnsanlar özgür ve eşit değerdedir ve öyle de kalırlar.

v       Hak ve özgürlüklerin sınırıyasalardır. Öz­gürlük bir başkasına zarar vermeden herşeyi ya­pabilme gücüdür.

v       Kral dahil kimse halktan kaynaklanmayan iktidarıkullanamaz.

v       Tüm yurttaşlar bizzat veya temsilcileri aracılığıyla yasaların yapılmasına katkıda bulun­ma hakkına sahiptir.

 

      KANUN-İ ESASİ (1876)

     OsmanlıDevleti'nde 23 Aralık 1876’de I. Meşrutiyet ilan edilerek Türk tarihinin ilk anayasal özelliğini taşıyan Kanun-i Esasi kabul edildi. Böylece halk ilk defa padişahın yanında yönetime ortak oldu. Seçme, seçilme ve temsil hakkınıkullandı. Kişi hakları anayasanın güven­cesi altına alındı.

       Kanun-i Esasi'deki maddelerden bazıları şunlardır:

Ø       Osmanlısınırlarındaki herkes kişisel hür­riyete sahiptir. Hiçkimse başkalarının hürriyetine zarar veremez.

Ø       Bir kanuna dayalıolmadığısürece hiç kimseden vergi ve buna benzer paralar alınamaz.

Ø       İşkence ve her türlüeziyet kesinlikle ve tamamen yasaktır.

Ø       Mahkemeler her türlümüdahaleden uzaktır.

Ø       Osmanlısınırlarıiçerisindeki herkes özel mülkiyet sınırlarıiçindeki her türlüsaldırıdan ko­runmuştur.

Ø       Kanunda olmayan bir sebepten dolayı kimsenin özel mülküne zorla girilemez.

 

            İNSAN HAKLARIEVRENSEL BEYANNAMESİ (1948)

 İnsan haklarının uluslararasıalanda ko­runmasınıamaçlayan çalışmalar II. Dünya Savaşı'ndan sonra hız kazandı. 24 Ekim 1945 tarihin­de BirleşmişMilletler kuruldu. BirleşmişMilletler bünyesinde kurulan İnsan HaklarıKomisyonu’nun çalışmalarısonucunda 10 Aralık 1948 tarihinde İnsan HaklarıEvrensel Beyannamesi kabul edil­di. Bu bildirge insan haklarınıuluslararasıalanda korumayıamaçlayan önemli bir belgedir.

               İnsan HaklarıBeyannamesi'ndeki mad­delerden bazılarışunlardır:

v       Her kişinin yaşama hakkı, kanun koruma­sıaltındadır.

v       Hiçkimse işkenceye, insanlık dışıya da onur kırıcıceza ya da işleme uğratılamaz.

v       Hiçkimse köle veya kul olarak tutulamaz.

v       Hiçkimse zorla çalıştırılamaz ya da zorlaçalışmaya bağlıtutulamaz.

v       Herkesin özgürlük ve güvenlik hakkıvar­dır. 

v       Yasal yöntemler dışında hiçkimse özgür­lüğünden yoksun bırakılamaz.

v       Herkes özel ve aile yaşamına, konutuna ve yazışmasına saygıgösterilmesi hakkına sa­hiptir.

v       . Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlü­ğüne sahiptir. Ancak bu özgürlük kamu güvenliği­nin ve düzeninin, genel sağlığın, genel ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için kanunda ön görülen zorunlu olan önlemlerle sınırlanabilir.

 

       AVRUPA İNSAN HAKLARISÖZLEŞMESİ (1950)

       BirleşmişMilletler Örgütü'nün kurulması ve İnsan HaklarıEvrensel Beyannamesi'nin ka­bul edilmesinden sonra demokratik ilkeleri benim­seyen BatıAvrupa ülkeleri 5 Mayıs 1949 tarihin­de Avrupa Konseyi'ni kurdular. Avrupa Konseyi insan haklarının korunmasında etkili olan ilk böl­gesel kuruluştur.

      Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi'ndeki maddelerden bazılarışunlardır:

Ø       Bütün insanlar hürriyet, haysiyet ve şeref bakımından eşittirler.

Ø       Herkes ırk, renk, cins, din, dil gibi açılar­dan herhangi bir fark gözetmeksizin bu bildirideki hürriyetlerden yararlanır.

Ø       Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır.

Ø       Hiçkimse kölelik ya da kulluk altında bulundurulamaz.

Ø       Hiçkimse işkenceye, insanlık dışıve hay­siyet kırıcıcezalara tabi tutulamaz.

Ø       Herkes hukuki kişiliğinin tanınmasıhakkına sahiptir.

Ø       Kanun önünde herkes eşittir.

Ø       Hiçkimse keyfi olarak tutulamaz, alıkonu­lamaz ve sürülemez.

 

 

TEMEL HAKLARIMIZ

       İnsan hakları, insanların doğuştan sahip olduğu evrensel nitelikte olan haklardır.

    İnsan haklarının temelini, 10 Ocak 1948 tarihli İnsan HaklarıEvrensel Beyannamesiile 4 Kasım 1950 tarihli İnsanHaklan Sözleşmesioluşturmuştur. Bu beyanname ve sözleşmede yaşama hakkı, kişi özgürlüğüve güvenliği, düşünce, din ve vicdan özgürlüğü, ifade özgürlüğüne verilmiştir. Bunlar bizim anayasamızda da yer almaktadır.

         Anayasamızın 12. maddesince kişiliğine bağlı, dokunulamaz, devredilemez, vazgeçilemez temel hak ve hürriyetlere sahiptir." ifadesi yer almaktadır.

        Temel haklar bizim anayasamızda da temel hak ve özgürlükler başlığıaltında "Kişi Hakları’’, "Sosyal ve Ekonomik Haklar’’,Siyasi Haklar" olarak üçgrupta ele alınmış:'

Kişi Hakları

1.  Yaşama hakkı,

2.  Kişi dokunulmazlığı,

3Kişi hürriyeti ve güvenliği

4.Özel hayatın gizliliği ve korunması

5.Yerleşme ve seyahat hürriyeti

6.  Din ve vicdan hürriyeti.

7.  Düşünce ve kanaat hürriyeti

8.  Bilim ve sanat hürriyeti,

9.Basın ve yayınla ilgili hürriyetler

10.  Toplantıhak ve hürriyeti

11.  Mülkiyet hakkı,

12.  Hak arama hürriyeti.

13. Temel hak ve hürriyetlerin korunması

Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler

1.  Ailenin korunması,

2.Eğitim ve öğrenim hakkıve ödevi,

3. Çalışma ile ilgili haklar,

4.Toplu işsözleşmesi, grev hakkıve lokavt

5. Ücrette adalet sağlanması,

6.Sağlık, çevre ve konut hakkı,

7.Gençliğin korunmasıve spor hakkı,

8.Sosyal güvenlik hakları,

9.Tüketici hakları,

10.Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korun-

 Siyasi Haklar ve Ödevler

1.  Türk vatandaşlığı,

2.  Seçme, seçilme, siyasi faaliyetlerde bulunma hakları,

3.  Kamu hizmetine girme hakkı,

4.  Dilekçe hakkı

Yaşama Hakkı

Ø       İnsanın en temel hakkıyaşamaktır. Temel hak ve özgürlüklerin uygulanmasıöncelikle yaşama hakkına bağlıdır. Herkes bir diğerinin yaşama hakkına saygıgöstermelidir.

Ø       Yaşama hakkıbütün hakların temelinde olduğu için hiçbir şekilde engellenemez.

Kişi DokunulmazlığıHakkı

Ø       Kişinin hem beden hem ruh bütünlüğüne, dokunulmamasınıve kimseye işkence yapılama­yacağınıifade eder. Bu hak, kişinin yaşamasını ve vücut bütünlüğünügüvence altına almaktadır.

Özel Hayatın Gizliliği

Ø       Kişilerin özel yaşamıda devlet tarafından güvence altına alınmıştır. Anayasamızın 20. maddesinde "Herkes özel yaşamına ve aile ha­yatına saygıgösterilmesini isteme hakkına sahiptir." ifadesi yer almaktadır.

Konut Dokunulmazlığı

Ø       Herkes evinde ailesi ile birlikte rahatsız edilmeden bir yaşam sürme hakkına sahiptir. Anayasamızın 21. maddesinde, "Kimsenin ko­nutuna dokunulamaz. Kanuna bağlıhâkim ka­rarıolmadıkça; gecikmesinde sakınca bulu­nan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, kimsenin konutuna girile­mez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz." ifadesi yer almaktadır.

 

 

 

Eğitim Hakkı

Ø       İnsanların en önemli özelliklerinden birisi de eğitilebilen bir varlık olmasıdır. İnsanın bu özelliğinin geliştirilmesi eğitim hakkının olmasına bağlıdır. Hiçkimse eğitim hakkından yoksun bıra­kılamaz.

Ø       Anayasamızın 42. maddesinde, "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.’’ifadesi yer almaktadır. Eğitim ve öğretim ülkemizde Atatürk İlke ve İnkılaplarına göre düzenlenir. Bu esaslara ay­kırıeğitim ve öğretim yerleri açılamaz.

Sağlık Hakkı

Ø       Sağlık hakkı, insanların temel hakların­dan biridir.İnsanlarınsağlıklıyaşayabilmeleri için, öncelikle koruyucu önlemlerin alınmasıgerekir.

Dilekçe Hakkı

Ø       Demokratik bir devletin vatandaşlarına tanıdığıhaklardan birisi de dilekçe hakkıdır. Di­lekçe hakkıdiğer temel haklar gibi anayasa ile güvence altına alınmıştır. Vatandaşlar herhangi bir şekilde haklarıihlal edildiğinde devletin ilgili kurumlarına dilekçe ile başvurabilir.

Seçme ve Seçilme Hakkı

Ø       Seçme, seçilme ve siyasi parti faaliyetle­rinde bulunmak demokrasinin en önemli hak ve hürriyetlerindendir. Bu hak ve hürriyetler kanunla düzenlenmiştir.

Düşünce, Kanaat ve İfade Özgürlüğü

Ø       Düşünce ve bir konuda karar verebilme insana özgüözelliklerin başında gelir. İnsanın ge­liştirilebilmesi ve kişilik kazanabilmesi için özgür­ce düşünebilmesi gerekir.

Ø       Demokrasi ile düşünce ve kanaat özgür­lüğüarasında sıkıbir ilişki vardır. Anayasamızın 25. maddesinde,   'Herkes düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir." ifadesi yer almaktadır.

Basın ve Yayın Özgürlüğü

Ø       Basın özgürlüğü, insanların görüşlerini gazete, kitap, dergi ve televizyon gibi araçlarla topluma duyurabilmesini ifade eder. Basın özgür­lüğüinsanların okul dışında da eğitilmesine im­kân sağlar.

Din ve Vicdan Özgürlüğü

Ø       Din ve vicdan özgürlüğükişinin istediği bir dine inanmasınıve ibadetlerini serbestçe yapabil­mesini kapsar. Demokratik devletlerde serbestçe kullanılırken baskıcıyönetimlerde ise bu özgürlü­ğün kullanılmasızor olur.

Haberleşme Özgürlüğü

Ø       Haberleşme özgürlüğükişilerin yakınları, özel veya devlet kuruluşlarıile çeşitli yollarla ha­berleşmesini ifade eder. Kişilerin haberleşmesin­de gizlilik esastır. Hiçkimsenin telefonlarıdinlenemez. Ancak devlet, suçun önlenmesi veya or­taya çıkarılmasıamacıyla yetkili kurumlarıyla te­lefonlarıdinleyebilir.

Yerleşme ve Seyahat Özgürlüğü

Ø       Yerleşme ve seyahat özgürlüğükişinin is­tediği yerde oturmasınıveya seyahat edebilmesi­ni kapsar. Anayasamızın 23. maddesinde, "Her­kes, yerleşme ve seyahat özgürlüğüne sahip­tir." ifadesi yer almaktadır.

ToplantıHak ve Özgürlüğü

Ø       Bu özgürlük kişilerin toplu halde düşünce­lerini açıklamasınıifade eder. Düşünce özgürlü­ğünün devamıolan bu özgürlük dernek kurma öz­gürlüğünüde kapsar.

Ø       Bu demokratik hakkın kullanılmasında di­ğer kişilerin hak ve özgürlüklerine zarar verilme­mesi gerekir.

Bilim ve Sanat Özgürlüğü

Ø       Herkes, bilim ve sanatıserbestçe öğrenme ve öğretme hakkına sahiptir. Demokratik devlet, bilim alanında çalışanlarıteşvik eder. Sanatçıyıkorur. Bilimsel çalışmalarıteşvik eder.

Ø       Atatürk bu konuyla ilgili olarak,’’Efendiler,hepiniz milletvekili olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanıolabilirsiniz, fakat bir sanatçıolamazsınız.’’demiştir.

Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması

Ø       Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasıancak kanunla yapılabilir.

Ø       Devlet temel hak ve hürriyetleri ancak belli bir ölçüde sınırlayabilir.

Temel Hak ve Hürriyetlerin Kötüye Kullanılamaması

         Temel hak ve hürriyetlerin kullanılamayacağı durumlar şunlardır:

Ø       Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünübozmak için kullanılamaz.

Ø       Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığı tehlikeye düşürecek şekilde kullanılamaz.

Ø       Temel hak ve hürriyetleri yok etmekiçinkullanılamaz.

Ø       Devletin kişi veya zümre tarafından yönetilmesi, sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde hâkimiyet kurmasıveya din, dil. ırk mezhep ayrımıyapmak için kullanılamaz.

 

 Temel hak ve hürriyetlerin baz­ı durumlarda durdurulduğu görülür. Anayasamızın 15.maddesinde bu durum bazışartlara bağlanmıştır.Bu şartlar;

v       Savaşhâli,

v       Seferberlik hâli,

v       Sıkıyönetim hâli

v       Olağanüstühâldir.

Ancak temel hak ve hürriyetlerin bazıdurumlarda kısmen veya tamamen durdurulması durumundabile kimsenin yaşama hakkına, din, vicdan ve düşünce özgürlüğüne dokunulamaz.

                                                         EŞİTLİĞE DOĞRU

Ø       Orta Asya Türk devletlerinde kadının saygın bir yeri vardı. Kadın ve erkek eşit haklara sa­hipti. Aile tek eşli evlilik esasına dayanır, çocuklar üzerinde baba kadar anne de etkili olurdu.

Ø       KurtuluşSavaşı'nın kazanılmasından sonra, 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu( Öğretim Birliği Yasası) kabul edilerek eğitimde birlik sağlandı. Bu yasayla eğitimi sadece dinsel anlayışla sürdüren medreseler kapatıldı. Kız ve erkek öğrenciler aynısınıflarda eğitim görmeye başladı. Daha sonra 1926 yılında Medeni Kanun yürürlüğe konularak Türk kadınına yeni haklar sağlandı.

Ø       Ülkemizde seçme ve seçilme hakkıyalnız erkeklere özgüiken kadınlar Atatürk'ün sayesin­de ilk kez 1930 yılında belediye seçimlerinde oy kullanma, 1933 yılında muhtarlık seçimlerine ka­tılma, 1934 yılında da seçme ve seçilme hakkına kavuştu. Bunun sonucu olarak da 1935 yılında yapılan seçimlerde 17 kadın milletvekili olarak meclise girdi.

NOT:Türk kadınları, birçok Avrupa ülkesindeki kadınlardan daha önce siyasi haklar kazanmıştır.

Ø       1985 yılında BirleşmişMilletler Kadın­lara KarşıHer TürlüAyrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi Türkiye'de yürürlüğe girdi.

Ø       Ülkemizde kadın haklarının korunmasına yönelik resmîve sivil toplum kuruluşlarıfaaliyet göstermektedir.

Ø       Medeni Kanun'da 2002 yılında yapılan değişikliklerle, Türk kadınının sahip olduğu haklar genişletildi.

Buna göre,

Ø       Ailenin reisi kocadır." hükmükaldırıla­cak,

Ø       Kadınlar, kızlık soyadınıkullanabilecek.

Ø       Onur kırıcıdavranışboşanma nedeni sayılabilecekti.

 

Atatürk, "Türkiye Cumhuriyeti'nde kadın, Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın yerde, her şeyin üstünde, yüksek ve şerefli bir varlıktır.’’ diyerek kadına verdiği değeri ifade etmiştir.

Türk kadınıda Atatürk'ühaklıçıkarttı ve her alanda Türk erkeğiyle birlikte yerini aldı. Bu kadınlarımızdan bazılarışunlardır:

Ø       Fatma AliyeOsmanlıDevleti'nde ilk kadın dergilerinden birinin yazarıdır.

Ø       Muazzez İlmiye ÇığCumhuriyetin ilk arkeologlarındandır.

Ø       Refet Angınilk kadın tarih öğretmenlerindendir.

Ø       Esma Naymanilk kadın milletvekillidir.

Ø       Lale Aytamanilk kadın validir.

Ø       Sabiha Gökçenilk kadın savaşpilotudur.

Ø       Türkan Akyolİlk kadın bakandır.

Ø       Tansu Çillerilk kadın başbakandır.

2461
0
0
Yorum Yaz