5.sınıf 3.ünite bölgemizi tanıyalım

2013-01-01 12:37:00

 

ÜNİTE 3-BÖLGEMİZİ TANIYALIM


     

ÜLKEMİNİN YÜZEY ŞEKİLLERİNİ TANIYALIM

     Etrafımızda gördüğümüz yükseklikler, çukurluklar ve düzlükler yaşadığımız yerin yüzey şekillerini gösterir.

Dağ: Çevresine göre yüksek olan yeryüzü şekillerine dağ denir. Dağlar iki çeşittir:

1-Tek dağ: Bulunduğu yerde tek başına yükselen dağa Tek Dağ adı verilir.

2-Sıradağ: Aralarında uzunlamasına vadilerin bulunduğu dağlar dizisine Sıradağ adı verilir.

Doruk (zirve): Dağın en yüksek yerine doruk denir.

Etek: Dağların alt kısımlarına etek adı verilir.

Geçit: Dağların arasındaki yollara geçit adı verilir.

Tepe: Yüksekliği 500 metreyi geçmeyen yer kabartılardır.

Ova: Çevresine göre alçakta kalmış, akarsular tarafından derin biçimde yarılmamış geniş düzlüklerdir.

Plato: Akarsular tarafından derin biçimde yarılmış yüksek ve geniş düzlüklerdir.

Delta: Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ovalardır.

Vadi: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturduğu “U” veya “V” şeklindeki uzun oluklardır.

Deniz: Okyanusların karaların içine doğru girmiş kollarıdır.

Koy: Denizin, karanın içine küçük girinti hâlinde sokulduğu yere koy denir. Koylar, körfezden daha küçük ve daha sığ girintilerdir.

Körfez: Denizlerin, büyük ve derin girintiler halinde karaların içine sokulduğu yerlere körfez denir.

Burun: Kara parçalarının denize doğru uzanmış bölümlerine burun denir.

Boğaz: İki denizi birbirine bağlayan dar su geçitlerine boğaz denir.

Ada: Etrafı sularla çevrili kara parçasıdır.

Yarımada: Üç tarafı sularla çevrili kara parçasıdır.

Göl: Karaların üzerinde bulunan dört tarafı kapalı çukurlardaki su birikintileridir.

Akarsu: Yağmur, kaynak, buz ve kar sularının bir yatak içinde toplandıktan sonra,  eğim doğrultusunda akıp giden sulardır. Akarsuların en küçüğü deredir. Dereler birleşerek çayları oluşturur. Çayların birleşmesiyle de en büyük akarsu olan ırmaklar (nehirler) oluşur.

Orman: Ağaçlarla kaplı geniş alanlara orman denir.

Kasaba: Kentlerden küçük, köyden büyük, henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş olan yerleşim birimidir.

Köy: Nüfusu iki bine kadar olan, şehirlerden uzakta bulunan küçük yerleşim alanlarıdır.

 

 

Kırsal: Az insanın barındığı, genellikle kır durumda olan yer.

Harita: Yeryüzünün tamamının veya bir kısmının kuşbakışı olarak belirli bir oranda küçültülerek bir düzlem üzerine aktarılmasına harita denir.

     Fiziki haritalarda yeryüzü şekleri değişik şekillerde gösterilir. Fiziki haritada yer alan renklerin her birinin anlamı vardır. Fiziki haritalarda kullanılan renklerin hangi yükseltileri ve derinlikleri ifade ettiği, haritanın bir kenarında harita işaretleri (lejant) bölümünde gösterilir.

 Haritada denizler, göller ve akarsular mavinintonlarıyla gösterilir.

Karalarda:

o Deniz seviyesinden fazla yüksek olmayan yerler yeşilintonlarıyla, (0-500 m)

o Deniz seviyesinden biraz yüksek olan yaylalar sarı renkle,(500-1000 m)

o Deniz seviyesinden orta derecede yüksek olan yerler açık kahverengi ile,

o Deniz seviyesinden çok yüksekte olan yerler ise koyu kahverengi ile gösterilir.

 

ÜLKEMİZİN DOĞAL ÖZELLİKLERİ

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Yeryüzündeki doğal ve beşeri unsurların oluşturduğu görünümlerin her birine yer şekilleridenir.

Doğal Unsurlar:Doğada kendiliğinden bulunan, meydan gelmesinde insanların etkili olmadığı yeryüzü şekilleridir. Dağ, deniz, ova, orman, plato, göl ve vadiyi doğal unsurlara örnek olarak verebiliriz.

Beşeri Unsurlar:İnsanlar doğal varlıklara çeşitli şekillerde müdahale ederek yeni oluşumlar meydana getirirler. İnsanların etkisiyle oluşan unsurlara beşeri unsurlar denir. Şehirler, tüneller, yollar, barajlar, maden sahaları, kanallar, köprüler beşeri unsurlardır

 

ÜLKEMİZİN YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:

Ø       Ortalama yükselti oldukça fazladır.(1132 m) Yükselti batıdan doğuya doğru gidildikçe artar.

Ø       Özellikle iç bölgelerde düzlükler geniş yer kaplar. Ovaların yükseltileri de fazladır.

Ø       Ülkemizin, yüksek sıradağları doğu-batı yönünde uzandığından, Akdeniz ve Karadeniz Bölgesi’nde denize paralel, Ege’de denize dik olarak uzanır.

 

ÜLKEMİZDE İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ

   İklim: Yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumuna iklim denir.

   Hava durumu: Bir yerde, anlık, birkaç saatlik, birkaç günlük yani kısa süreli hava olaylarıdır.

 

İKLİMİN İNSANLARIN YAŞAMINDAKİ ETKİLERİ

Ø       Yetiştirilen tarım ürünleri çeşitliliğini,

Ø       Hayvancılık faaliyetlerini ve hayvan türlerini etkiler.

Ø       Doğal bitki örtüsü çeşitliliğini,

Ø       Turizm faaliyetlerini ve çeşitliliğini

Ø       Kıyafet (giysi) seçimini,

Ø       Isınma yöntem ve malzemelerin türünü,

Ø       Su kaynaklarının azlığını ve çokluğunu,

Ø       Ekonomik faaliyetlerini ve türünü,

Ø       Evlerin şekillerini, ev yapım malzemelerinin türünü,

Ø       Yerleşme ve nüfusun ülke içindeki dağılımını etkiler.

 

Ülkemizde üç çeşit iklim görülür. Bunlar; Akdeniz iklimi, Karadeniz iklimi ve Karasal iklimdir

1. KARADENİZ İKLİMİ:

Karadeniz kıyıları boyunca görülür. Her mevsim yağışlı ve ılıman geçer. Yağışlar fazla olduğu için bitki örtüsünü ormanlar oluşturur.

 

2. AKDENİZ İKLİMİ

Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Bitki örtüsü yıl boyunca yeşil kalabilen kısa boylu çalı ve ağaç türlerine makidir.

 

3. KARASAL İKLİM:

Ülkemizde en yaygın görülen iklim çeşididir.Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Bitki örtüsü, ilkbahar yağışlarıyla yeşeren yazın ise sıcaklıktan dolayı kuruyan otlardan oluşan bozkır (step)dır.

 

Ülkemizde, farklı iklim özelliklerine bağlı olarak farklı konut (ev) tipleri görülür.

1. Toprak Evler: Buevlerin içi kışın sıcak yazın serin olur. Yağışın yeterli olmadığı kurak bölgelerde özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde yaygındır.

 

2. Taş Evler: Yaz ayları uzun kuraklık ve yüksek sıcaklıkla geçiren bölgelerde taş evlerin içi serin olur. Daha çok Akdeniz Bölgesi’nde yaygındır.

 

3. Ahşap (tahta) Evler: Yağışın dolayısıyla orman örtüsünün geniş yer kapladığı bölgelerde özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yaygındır.

 

Hangi Ürün Hangi İklimi Sever?

Pamuk;yetiştirilme döneminde neme, olgunlaşma döneminde ise sıcaklığa ihtiyaç duyar. Akdeniz ikliminin görüldüğü bölgelerin ürünüdür.

Çay;Ilıman iklim bol yağışı sever. Karadeniz ikliminin görüldüğü bölgelerde yetişir.

Buğday; Kasım aylarında ekilir, bahar aylarında çimlenir, kurak mevsimde hasat edilir. Karasal iklimin görüldüğü bölgelerde yetiştirilir.

YAŞADIĞIMIZ BÖLGE

Mahallemizde, şehrimizde veya ülkemizde belirli bir zaman sürecinde yaşayanların sayısı nüfusu oluşturur. Türkiye’nin nüfusu 2009 yılında 72 milyon 561 bin 312 iken 2011 yılında ise 73 milyon 722 bin 988 rakamına ulaşmıştır.

 

Ülkemiz Nüfusunun Dağılışını Etkileyen Etkenler:

1-Doğal nedenler:İklim koşulları, yeryüzü şekilleri, su kaynakları, bitki örtüsü, toprak vb.

2-Beşeri nedenler:Ulaşım, sanayi, ticaret, eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel özellikleri vb.

 

Gelişen Teknoloji, Değiştirilen Doğa

Doğal çevre:İnsan etkisi olmadan oluşmuş ortamdır. Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, ektiğimiz toprak, ormanlarımız, dağlarımız, denizlerimiz, göllerimiz doğal çevremizdir. Binalar, yollar, barajlar yaparak, tarım arazileri oluşturarak, fabrikalar kurarak vb, faaliyetlerle doğayı değiştirirler. İnsanlar tüm bunları yaparken doğal çevreye ve doğal dengeye özen göstermediğinden, günden güne artan çevre felaketlerine yol açmaktadırlar.

     Keban Barajı:Fırat Nehri üzerinde elektrik enerjisi üretimi amacıyla yapılmıştır. Çevredeki ovalarda barajla birlikte sulu tarım yapılmaya başlanmıştır. Baraj yapımından sonra birçok yerleşim yeri ve arazi sular altında kalmıştır.

     Marmaray: İstanbul Boğazı’nın iki yakasındaki demiryolları ağının İstanbul Boğazı altından geçerek birbirine bağlanması amaçlanmaktadır. Projenin yapım aşamasında ortaya çıkan arkeolojik buluntulara sahip çıkılarak korunması sağlanmış, aynı zamanda boğazın doğal dengesinin zarar görmemesi için gerekli çalışmalar yapılmıştır.

 

DOĞAL AFETLER

Doğa sürekli bir değişim içindedir. Bazı yerlerde coğrafi özelliklerinden dolayı bu değişiklikler çok daha hızlı ve ani olabilmektedir. Doğada meydana gelen ve yıkımlara sebep olan bu tür hızlı değişimlere doğal afet denir.

 

1-SEL: Şiddetli yağmurlar yağdığında, dereler, çaylar ve nehirler taştığında, denizlerin büyük dalgalar ile kıyıları sular altında bıraktığında, barajlar ya da setler yıkıldığında ortaya çıkan oldukça yıkıcı su baskınlarına sel denir.

Son yıllarda yaşanan sellerde can ve mal kayıplarının artmasının en öneli nedeni çarpık kentleşme ve yerleşim yerlerinin dere kenarlarında kurulmasıdır.

Selden Korunmak için:

o Dere yatakları temiz tutulmalı,

o Ormanlık alanlar çoğaltılmalı,

o Akarsular üzerinde barajlar ve bentler yapılmalı,

o Arazi teraslanmalı,

o Şehirlerde atık suların tahliyesi için gerekli     altyapı çalışmaları yapılamalıdır.

2-ÇIĞ: Dağın yüksek bir yerinde birikmiş büyük kar kütlelerinin yer çekiminin etkisiyle yerinden kopup yuvarlanması ve yuvarlandıkça büyümesiyle oluşan dev kar kütlelerinin inmesi olayına çığ denir.

Çığ genellikle bitki örtüsü olamayan dağlar ile eğimli ve çok karlı arazilerde görülür.

Bu nedenle çığ en çokDoğu Anadolu Bölgesi’ndeki dağlık kesimlerde görülür.

 

Çığın oluşmasını engellemek ve zararlarından korunmak için:

o Bitki örtüsü korunmalı ve geliştirilmeli,

o Çığ riski olan yerler, yerleşim yeri olarak tercih    edilmemeli,

o Çığ riskinin olduğu yerlerde destekleme duvarları    yapılmalıdır.

 

3-HEYELAN (Toprak Kayması): Taş, toprak ve kayaların eğimli arazilerde kayarak yer değiştirmesi olayına heyelan denir.

Nedenleri:

o Şiddetli yağışlar,

o Eğimli arazi,

o Yol yapım çalışmaları,

o Ormanların yok edilmesi,

o Şiddetli depremler,

   Ülkemizde daha çok şiddetli ve bol yağış ile arazinin fazla eğimli olması gibi nedenlerden dolayı heyelan en fazla Karadeniz Bölgesi’nde görülen bir doğa olayıdır.

 

Toprak kaymasında zararı en aza indirebilmek için:

o Riskli yerlerin yerleşim alanı olarak seçilmemesi,

o Eğimli arazilerin ağaçlandırılmaması,

o Destek duvarlarının yapılması gerekir.

 

4-EROZYON (Toprak Aşınması): Toprağın aşınmasını önleyen bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu, koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su ve rüzgârın etkisiyle aşınması ve taşınması olayıdır.

 

Erozyonu artıran nedenler:

o Toprağı koruyan bitki örtüsünün bilinçsizce yok edilmesi,

o Toprağın aşırı işlenmesi,

o Toprağın eğim yönünde sürülmesi,

o Şiddetli ve çok yağış,

o Sert rüzgarlar,

o Toprak ve doğal bitki örtüsüne insan eliyle    yapılan müdahaleler.

o Verimli tarım alanları daralır. Büyük ekonomik    kayıplara yol açar.

o Baraj göllerinin dolmasına, dolayısıyla barajların    ömrünün kısalmasına neden olur.

o Can ve mal kayıplarına yol açabilir.

 

 

 

Erozyonu önlemek ve zararlarından korunmak için:

o Ağaçlandırma çalışmaları yapılmalı,

o Eğimli arazilere teraslandırma (sekiler) yapılmalı,

o Tarlalar eğim doğrultusunda sürülmeli

o Baraj gölü yamaçlarını ağaçlandırmalı,

o Mevcut bitki örtüsü korunmalı,

o Erozyonun zararları konusunda halkı eğitmeli ve    belli bir bilinç oluşturulmalıdır.

 

5-DEPREM: Yer kabuğundaki aniden oluşan sarsıntı ve titreşimlere deprem denir. Depremler, yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp, yer değiştirmesiyle ya da yanardağ faaliyetleriyle oluşan büyük sarsıntılardır.

Depremin zamanı, şiddeti ve nerede olacağı önceden bilinmemektedir. Dolayısıyla can ve mal kayıplarının olmaması için önceden birtakım tedbirler almak; bununla beraber deprem anında ve sonrasında nasıl davranılacağını bilmek gerekir. Depremleri inceleyen bilim dalına sismoloji, süresini ve şiddetini kaydeden alete de sismograf denir.

 

Depremin Etkileri:

1. Büyük can ve mal kayıplarına neden olur.

2. İnsanların ruh ve beden sağlığı üzerinde uzun     yıllar sürecek etkiler bırakır.

3. Binlerce insanın sakat kalmasına neden olur.

4. İşgücü ve enerji kayıplarına neden olur.

5. Ülke ekonomisine büyük zararlar verir.

 

Deprem Zararlarını Azaltmak için:

1. Binalar fay hatları ve yumuşak zeminler üzerine     yapılmamalıdır.

2. Bina yapımında şiddetli depremlere dayanıklı     malzeme kullanılmamalıdır.

3. Deprem tatbikatları sıkça yapılmalı ve halk     deprem konusunda çok iyi eğitilmelidir.

4. Evlerimizde hareketli ve devrildiğinde insanlara     zarar verecek eşyalar sabitlenmelidir.

5. Depreme dayanıksız yapılar yıkılmalı ya da     güçlendirilmelidir.

6. Deprem bölgesinde çok katlı binalar     yapılmamalıdır.

3321
0
0
Yorum Yaz